31 Aralık 2011 Cumartesi

SEN SENİ BİL,SEN SENİ.....YOKSA PATLATIRLAR ENSENİ....:)))))


yaşı kemale ermişlerin,hayatı sindirerek yaşamışların,ruh zenginliğine kavuşmuşların işi değil nispetler..çünkü er kişi kendine yapılmasını istemediği şeye yeltenmez,akıllı ve bilinçli kişi,birini kızdırırken,bedellerini hesap eder..önce kendisine verilebilecek cevap ve tavırları hesap eder...kaldırabildiğin kadardır herşey....karşında seni yıkabilecek bir güç dururken,seyirttirmenin,şımarmanın, küstahlaşmanın anlamı yok..hele adam olan adam,kıçını başını sallarsa,erkek dünyasında nasıl göründüğünü de bilecek..kadınlar mı?? onlar itibar etmezler zaten böylelerine:))))

içindeki ızdırap nispetle dinmez..!!! oturup tamir edeceksin kendini...kıskanç mısın, hazımsız mısın, ezik misin, sinik misin..niçin bellediğin kişiyle yarışıyorsun??? güçlü mü, güzel mi, başarılı mı?? sadece kendini tamamlamakla aşılabilir bu eksik kişiliklikler...doktorla falan değil, tamamıyla özüyle konuşabildiği bir farkındalığı olmalı insanın....kendine doğruyu söyleyebilenden korkma.....içine adilik, şerefsizlik, hazımsızlık işlemiş kişiler,kendileriyle yüzleşemezler...onların varı yoğu karşısındakini suçlamaktır...ama ama diye kurulan cümlelerin tamamında bir kabul ediş vardır...EVET YAPTIM ...AMAAAA... işte bu karşısındakini suçlamaya geçen ilk hamledir:))) yapma kardeşimmm,,büyüklük sende kalsın derlerdi eskiler..tam da öyle...yapılabilecek tek hamle vazgeçmektir..uğraşmaktan,seyretmekten,,,her neyse içindeki seni kudurtan virüs....onu bulup ,onunla uğraşmalı insan...kendi kendini muhakeme edebilmek erdemdir..hele hele içinde en önemli olan şeyi yani SEVGİyi bulabiliyorsan,korkma gerisinden..çünkü SEVGİ kötülük yaptırmaz,çünkü SEVGİ özgüveni arttırır...başkasının seni sevmesine dair roller üstlenenler maalesef..umumi tuvaletin pis müşterileridir... amacın dikkatini çekmekse, amacın talep edilmekse, amacın sevgisizlikten dem vurup sevilmekse hele.....sadece iyi,cool,edepli,haysiyetli,mesafeli ve samimi ilişkiler kurabilmektir..bir insan değil,her insan bundan bahsetmeli seni meth etmelidir..ruhun cilasıdır takdir görmek.. bu da showla,olmayanı var göstermekle,birinin üzerine basmakla olmaz.....tek hedef kendinsin..kendi engelinden atlayabildiğin gün...sen SENsin...

gönül kırandan hayır gelmez..odağı kötülükte olanla dostluk kurulmaz..etme bulma dünyasıdır,doğrudur daaa, onu seyretmeye ne gerek var.. tüm ilişkilerde menfaatsiz olmanın, iyiliğine ulaşmalı kişi..hesap kitap öbür dünyanın işi...sade,yalın,apaçık seveceksin...dillendirerek ve tavrınla da göstererek...aklında ki,gönlünde,gönlündeki cümlende,cümlendeki tavrında olacak...kendine özel bu duygularına sahip çıkabilen ve arkasında durabilen kişi,görülebilir diğerlerince..sağlam görünür,güvenilir görünür...özü sözü bir görünür,,,yanındaki gerçekten arkadaşın olacak,üstelik samimi duygularla sevdiğin,huzur veren...sevdiğin kadına nispet yapayım diye kullandığın değil..!! zaten birşey kazandırmaz bu..sadece kaybettirir...sen sonrasında onu deliler gibi özlerken,onu tiksindirir...!şeytanın nispet ve fenalıkla tanıştırdıysa seni uğurlar ola.....kendine ettiğin en büyük kötülük budur..hem itibarına hem ruhuna...hani satılmış derler, ciğeri beş para etmez derler ya ondan işte:)))

hele ikili ilişkilerde hiç olmayacak iş nispet...çoluk çocuk aklından bahsetmiyorum elbet...aşka zaten ara verilmez bu ayrı...gönlünde biri olan,ağzınla inkar etmiycek,sağda solda umursamazmış gibi gevşek gevşek dolaşıp,basit basit bahsetmiycek..bu sevgiye ihanet herşeyden önce...poz poz hallerde,şekilden şekile girmeyecek..geceyi kurtarmalık insanları,,,gündüze musalat etmeyecek.herşey değer verdiğimiz kadar değerlidir.....böyle değer vermiyorsan eğer..medet bekleyemezsin.. ruhun şıklığı talep ettirir,arsızlığı,sıradanlığı,basitliği değil...sadece hakarete maruz bırakılan hallerde.....özledim deeee,,, yalnızımdaaaa,,,,,yerine koyamadım daaaaa,,, martavalları okumayacaksın..hiçbir akıllı kadın,erkeği kendi haline bırakmaz..sadece iğrenmiş,bıkmış ve terketmiştir...erkek artık yaptığı nispetlerle yatıp kalkmak ve pişmanlıklarıyla uyumak durumundadır..telefonun öbür ucunda avaz avaz sokaklarda bağırmak çirkefliğini,başkalarına duyurarak,, cüret sayanlar....gecelerin hamamböcekleri olmayı da katlanacaklar....!!

ayrılığın güzel tarafı,içini dinleyebilmek,ne istediğinin bilincine varmaktır..bunun için yalnızlık gerekir...kendine duyduğun saygı ve otokontrolle,nefsine hakim,asil bir yalnızlık...!!! bu hem seni SANA getirir,hem de sevdiğini almaz elinden...ama diyorum ya akıllı,olgun,hazımlı ve gelişmiş ruhların işi bunlar..ne herkesde olur..ne de herkesden beklenir...hele kadına nispet...bilinmelidir ki kadınlar aslaaaa unutmaz...sevdiği kadına bu ahmaklığı yapan lavuk...kendi huzurunun içine etmiştir...

hayatta herşey güzel bir deneyim..kazandırdığı taraf ise istikamettir...kişi kendisi istemedikce düzelemez....aç ruhlar,doyumsuz bedenler,çelimsiz hareketler tabi ki hayatımız da olacak...acı çeken ruh büyürmüş... e sabreden dervişte,muradına ereceğine göre...sorun da yok demektir...

içimizdeki gerçek,samimi,kuvvetli,sağlam duygularla,,elele yürümek dileğimle...kalan sağlar bizimdir...!!:)))

SEVGİLERİMLE..

HARİKA SAN

30 Aralık 2011 Cuma

SHOWPAGE son gün..ağzımdan bal damlıyor:))



***Yemleyen gidiyo,yemlenen doyuyo...:-)

***Butun sefil yalancilar, O cocuga benzesin;))))

***Fikrime musallat donek bir iblisten kurtuldum.... #dahaneolsun ;))

***Pek guzel yuruyordun dun.............. yalnizliginla...

***vee geçmişi kirletenlerle,geleceği aydınlatanlar arasında fark.....seçimlerimizdeydi...

***birine duyduğunuz sevgiyi,diğerleriyle yaşıyorsanız....birini, sonsuza kadar unutmalısınız...

***bir erkeğin söylediği ve yaptığı arasında ki çelişkiye ( ..................) denir..:)

***keşke utanç yerine biraz özlem kalmış olsaydı....mazi yerinde şık dursaydı...

***herşey geçti,,, zaman da (geçti....!!)

***iki cümlen arasında ki uçurum, içinin boşluğudur...hava dolar şişersin...

***her kalp,yakıştığı yerde güzeldir....yerini sen belirle..spazm geçirende ne işi olur o'nun:)

***nispet için yar bırakan arsız,,artık YARSIZ...:)

***ve,vee diyordu kadın; sevgi hissedilip ,gösterilecek birşeydir....saklama, kalk...kalk üstünden..:))

***yerine koyamamışlar.....yeriniz nerenizde..???:))

***gidiyorum ben..çelimsiz bedenlerde,hayalimle oyalan sen....;)

***görüşememek üzere....mutlu kal.

***önünü kime dönüyorsan, yönün orasıdır..:)

***insanın kendisine verdiği cezanın temyizi olmaz...;))

***denge aşkın,omurgasıdır...

***rafadandır duygularım....pişkinn!!

***hiçbir gecemi görecek aydınlığın,hiçbir duygumu çözecek bilgeliğin olmayacak..!

***gözün görmediğini,,,burnun kokluyor;; arkanda da olsa..........:)

***gönlüm zengin ama,,malım kıymetlidir...

***hiçbirşeyin,doğal,zengin ve gerçek gelmeyecek.....niye jokerin olayım??

***içiboş yerken önlük takın:))

***bazıları tek bir işe yarar,,mesele sadece o işte kullanabilmekte..!!

24 Aralık 2011 Cumartesi

GİDİYORUM BEN,SEN HOŞ-ÇAKAL...



gidiyordum ben.....beni heyecanlandırmayan her düşünceden, yoran her kişiden,zevk vermeyen her işten,bunaldığım odadan, şüphe ettiğim duygudan.....gidiyordum sadece aynı yorgunluklardan..usanmaktan,bıkmaktan, meram anlatmaktan,seyretmekten,üzülmekten...beni boğan herşeyden,,,herkesi tercih ettiklerine,fikirlerine, yaşamlarına bırakarak,ardına bakmadan,neşeyle, özgürce..çocuklar gibi sekerek gidiyordum,gözden kaybolana kadar değil,bir daha göze görünmeyecek kadar gidiyorum uzaklara, hatta...

alışkanlıklardı yıpratan, hatta alıştırdıklarım..hep böyle olur ya zaten..!! özveri kimdeyse söğüşlerler,alışırlar,vazgeçilmez sanırlar..bir vazgeçmeye bakar herşey..! ani değil kararlarım,çok cebeleşiyorum hazırdan verilen emeğimle,sevgimle boşa gitmesin diye..inanıyorum da aslında bir gün, bir gün diye diye heba edilen zamanda ki bekleyişlerime...tükeniyor ama..enerjimin ve inancımın bittiği yerden, aldığım derin nefeslerden,beynime giden oksijenden,hızlı adımlarla giderken ben....kimse farketmiyor gittiğimi.. ta kiii seslenişlerine, cevap gelmeyinceye kadar..

kural koymamışım çünkü..hani insanlık için varmışım gibi,her bir yere,her bir kişiye koşarken ve bunu sırf ben böyle mutlu oluyorum ve bir yerlerde, bir şeyler daha hızlı biçimde ,daha güzel oluyor diyerek yaparken, alıştırmışım işte cemilcümleyi...bilirler ki vefalıyım, bilirler ki merhametliyim...bir çok insanın inandırmak istediği bu hallerden de gidiyorum,kadir kıymet bilinmeyen her yerden ve de her şeyden.....kucağımı açtım giderken....biliyorum ki karşıdan gelecek,ben gibi bir giden..yorgunluklarımız,itirazlarımız ve değişimlerimiz sevişecek.. duygularımız sevinecek...beyinlerimiz,kalplerimiz sarılacak..bu karşılaşmada ne istediğini bilen taraflar,ne takdiri, ne güzel sözü sakınacak...yalın ve çırılçıplak..

çıplak bir bebekle,çıplak ve bacaklarını açmış bir kadın arasında ki resme bakan, düşünce de ki fark gibi ...apaçık,sade ve gerçek olacak bu çıplaklık..sosyal sevgide çokluk vardır,duygusal sevgide tekliği yaşamalı insan, bir doymuşla...açın gözü dönmüşlüğüyle uğraştığım vakitler geçti..... öyle nankör olur ki bu açlar; yemek de beğendiremezsin,nasılsa karnım doyacak diye inandığından yüzsüzlük yaparlar onursuzca..tanrım açın bile izzeti nefislisini yollasın ki, hergün doyurmak benden olsun..

kepazelikten gidiyorum....eskiden karşılaştığım her durumla ilgilenirdim,şimdi yanından geçerek gidiyorum,arkadan gelen ilgilensin.. herkese el avuç açan,herkese aynı yalanı uyduran,herkese aynı ağlayan tüm tiksindiğim sahnelerden gidiyorum,gişe rekorları kırsada.. beni duymayan, dinlemeyen, kötü kelam edebilen,içindeki şeytana yenik düşen,kuru kalabalıklarda benimde olmamı isteyen,ruhumu dinlendirmeyen,şenlendirmeyen kim varsa teşekkürler....nasılsa seyirci çokkk,ben olmazsam öbürü olacak....ben çokluktan gidiyorum...BİR BEN.... BİR TANEME GİDİYORUM.... YANİ SİZZ,,,BENİ KAYBETTİNİZ....!! gişeniz bereketli olsun...

SEVGİLERİMLE...

HARİKA SAN

cümlesiyle hepsi,belki işine yarar bir tanesi...NOT-RİKA bunlar,gönülden hepsi..


belki yıla yirmi cümle daha sığar susarım,,,sağırlığına geldi bunlar..gözüne sokmak değil benim işim..ruhu olanla tüm işim..!!benden bana anılar hepsi,gün gelir.....hatırlanır cümlesi,,sabır derler ya...en zoru,o anı beklemesi...:)


***Ask insanin gozunu kor eder derler..seninkini aciyosa ask degil bu...!!!

***Yagmurun sagnagini severim....severim ama...bu dogaya siddet degilmi....cok acidi yapraklarin cani.

***iligine kadar islanma vakti,,yagmur cok emek verdi..

***Belki neseli bir film,bi kucak popcorn ve kahkahaaaa kurutur bu islakligi...

***Koyu larcivert dalgalari olmali,firtina da kopuklenen...bir koyda yildizlari dinlendiren..bazen gunese ayna....aya asina.....

***Bulunmaz hint kumasi da bulundu;))

***Bitmeyen gecelerin,bitmeyen anilari olur..!!!

***Sonunda hicbiryere varmadigim merdiven gibisin....niye yorulayim ki..

***Golgeler dansediyordu.....ustelik biri beni cok seviyordu....golgeler egildi, seyredemedim.

***Yemek guzel ama,ellerinin kiri tadini bozuyor.....

***Tukuruk,hakaret,ihanet,desifre,vazgecilmeyenler........ve manasiz sevgi beklentisi...yazmalı bu budala, aşk delisini...

***Hey bulbulu altin kafesteki sakaci,,artik bu solan bahcede bulbullere yer yok....!!

***Yagmuru herkesle paylas simdi,,bir tek beni islatmiyor ki.....

***Kalbim ucmaya hazirken,niye kanadini kirdin ki sen...simdi cirpinsam da.....ucup gelemem ki ben...!!

***Dogru ya....,, yesil isik, herkese yol verir...

***Sizin orda nasil diyorlar mosyo???? Tuuu tuu tuuu masallah..??

***Yillardir kadinlara yapildigi gibi orf ve ananelere gore yargilansa erkekler.....vurun kahpeye filmini cekmez miydi munevver;)))

***Artik leylalar veriyo, mecnunlar haftadan haftaya sira bekliyo.....;)))

***Korkarsin ahbap sen,,,sana konan sinekleri kacirmaktan.....;)

***#icimdeki mii??? Coktan cikti o!!!!!

***Hakedene, hakettigi zamanda hakkini vermek,,,, #encoksevdigimsey


sevgilerimle...

HARİKA SAN

TWİTTER SHOWPAGE....:)) bereketli sayfa doğrusu...

CEVAP VERMELER, AKLINA GELMELER,YAZIVERMELER,VESAİRELER.....AN'LIK CÜMLELERİM,İÇİMDEN ÇIKIVERDİLER...:))

***Herkesin herbiryerini tutana, TUTARLI derler.....:-)

***hiçbirşey kalmamış #eskiden geriye.....yenisi çoktan konmuş yerine...:(

***bir gaye'n varsa korkma..hele iki tane varsa kim tutar seni:)))

***de-mor-alize,,,,, de hadi de...:)

***şimdi de sevda'n mı çıktı başımıza;) daha yeni özlem'le arzu'ladık ,gaye'mizi nur'ladık...:))

***Ya istikrar.....ya yallah:-)

***Askin en durustu,,,,onsuz yasadigin anlarda yaptiklarindadir...onun bilmesine gerek yok,, sen sana durust ol yeter...!!! O zaman ask sensin..

***Facebookunda hic tanimadigi,insanlari,liste kalabalik olsun diye tutanlar,,,bos sahnelerine ,vitrin mankeni oturtanlara benziyorlar:-)

***elleme çocum..!! kaka o kaka..... #Anasozleri nin bebekken başlayan ve neye elini atsan bok gibi olmasını sağlayan yegana başyapıtı:)))

***Seven gonullerin dilinden,gecmise kufur cikmaz....!!!! Cikiyorsa sevmis olamaz...

***Degismeyen degismez,o yuzden vazgeciyor ya ins an....herkese sevgi gerek,bunun icinde yurek...!!!!!!

***Insanlar niye hic umursamadiklarini, ,,unutmazlar...

***hayaline inanan kişileri takdir etmek gerek...:)) soytarı da bir oyuncudur..

*** kelimeler bazen kifayetsizdir...yokluk ogretir...

***perişan bir sunum,UTANÇ getirir..!

***leşlerden aşk yapanlar,kusarlar...:))) ööyyyğğgggkkkkkk vahh vaaahhhhhhhh

***napıyomuşşuuzzzzzzz seyretmekten hoşlanmadığımız sahneleri,seyrettirmiyomuşuzzz....;)

***Bir omur,hersey oluruz, kendimiz olmaktan baska....!

***Beni, bana buldurana, selam olsun.......

***Niye koskten,gece konduya gectin? Deprem olmamisti ki.......

***Cadde cok muntazam....ustunden gecenler, egreti...duygu kaldirimlarda...

15 Aralık 2011 Perşembe

hheeyytt adamımmmm:))


işte bundan sevemeyişlerim.,2 satırlık adamlar değildi istediğim,inekmiyim neyim, burnumun dibinde bitiveriyor istenmeyen ot gibi,istemediklerim..ben sevdayı iyi bilirim...mevki atlatmalı,olanı güzelleştirmeli,iddialı olmalı ve şatavatlı..yanyana gelince ışıl ışıl yanmalı ortalık,dudak ısırtmalı..anlaşmaya,bağlılığa,yakışmaya..gurur vermeli,merhamet kabartacağına...başarıya götüren yapılacakları düşündürtmeli, adice yapılanları düşündürtmek yerine....görünmelii.. bayılırım gösterişee:) gün görmüş olmalı adam dediğin...kadının da, kadehinde dibine vurmalı doyumlulukta... farkı bilmesi için çeşit görmesi gerekir..görgü de bundan gelir..!! ruhu aç olanı doyuramazsınız bir çeşitle,,, acıkır ve bulduğunu yer her daim! mideni nerde bozduysan ona git kardeşim..kusma yerin mi burası senin?....bıktırmayacak adam dediğin, yaptıkça istemeyecek yüzsüzce her daim, mahçup etmeyecek ortalıkta seni... adı yoksa bile soyadına yakışacak,, o da yoksa ne denir ki daha başka..?? yılış yapış sevmeyecek... yakışanı yakıştığı yerde ağırlığınca yapmayı bilecek,, itibarı sevecek..yardımseverim diye dolaşıp, laubali olmayacak etrafla..ciddiyetiyle sevilecek o altın kalbi. meziyet sanırım bunlar... ama meziyetli mi doğulur, meziyetli sonradan mı olunur bilemedim ben..... yakışıklı olması kendine güven için gerekli, para kazanmış olması, başarıyı, ticareti ve gayreti bilmesi için gerekli, arabası komlexi olmaması için gerekli, saygınlığı, kadına söz geçirmesi için gerekli... yani bir adamın adam olması için....,, uzvundan önce çok şey gerekliii.......

harika san

VALLA BİLLA YAPMADIM...:)



bir sürü yapmama çeşidi var....neden yapmadın?? yapamadın mı?, canın mı istemedi?,zaman mı yetmedi?, cesaretin mi yoktu?,sen yapacaktın da izin mi çıkmadı?, yer mi yoktu?,son anda vazmıgeçtin? vicdanın mı sızladı?, canın mı istemedi.....???, gerek mi duymadın???, ihtiyacın mı yoktu?,sen yapacaktın da şartlar mı elvermedi???

elbette...vallahi billahi...ama neden?? bizde ki iletişimsizlik kelimelerin sınırlı oluşundan derim hep...o yüzden konularımı hep tek kelimeden üretiyorum...yeterli değil, açıklayıcı değil, doyurucu hiç değil..!!! anlaşılır gibi değil.....:))) birinin çıkıpta sen anlamamamışsındır diyeceğini sanmıyorum......çok çok ve uzun uzun anlatılan her gerçeği anlamaya meyilliyim.laftan anlamasam, çabadan anlarım. cevap vermek mahiyetinde tek cümle hiçbirşey ifade etmiyor bana....

kişiler zaten yeterince güvenilir değilse, kişinin cümlesini zorlamak belki...inanmaya çalışmaktan ama bu...iyi niyetli, ona yatkın..orda da başarısızsa dellen gitsin:)))))) valla billa yapmamıştır..!!!

genelde kişiliği gelişmemiş insancıkların,inkarla devamlılık sağlama halleri valla billalar. böyle küçümsediğime bakmayın,,muazzam tehlike yaratır, bir cinayete bile sebep olabilir bu a....cık ağızlılar..!!

sevgilerimle

harika san..

sev seni seveni çöpcüde olsa....sevme seni sevmeyeni mısıra sultan da olsa...!!!!:))



bazen kendimi çok üzüntülü gördüğümde...ruhum daraldığında, kollarım uyuşuyor, kalbime sancılar giriyor...o an diyorum ki bana felç falan gelse.....ne kötü bir durum...çoklukla biraz daha sonra gezmekten gelip, bir beyin kanamasıyla, ameliyata falan girmeden ölmeyi tercih ederim:)))) ne boşu boşuna hastanede beklesinler, ne de yaşama dair ümit besleyip hergün üzülsünler...ne de bu vahim durum için para harcasınlar...

gariptir ki ben tam bu hallerdeyken bir yerlerden sevgi yağar....biri arar, biri mesaj yazar, biri bir yerlere çağırır, biri kapıyı çalar...hemen doping olur bana...yüzümde duygulu bir tebesssüm, kalbimde pıt pıt atışlar hisssederim...duygularımı çok yoğun yaşıyorum zannedersem...ve böyle sevgilere derin sadakatler besliyorum yüreğimde...büyütmeye öyle alışmışım ki,,,, küçültmem gereken durumlarda şaşıp, apışıp kalıyorum...resmen bakakalıyorum...iyiliğimden, varlığımdan beslenenlerin bir anlık gafletleriyle ne kadar kötülük yapabileceklerini gördüğümde, soğukkanlılığımı muhafaza edemiyorum..o şaşkın ve üzüntülü anlarımda, davranış biçimi belirleyemiyorum.sonra herkesiz herkesi bildiğini düşünüp, her koyun kendi bacağından asılır misali rahatlıyorum. milyonlarca insandan , kahpe, hain, hazımsız bir ruhun yaptıklarına bakılırda kafaya takılır mı allahını seversen:))

bana yakışan veya öngörülen bu sevgi akışıyla sunulan asil bir yalnızlıksa...onu da hakkını vererek yaşıyoruz. ben şanslıyım...büyük, küçük, yaşlı genç, çoklu sevgilerden beslenmek de herkese nasip olmaz...bu yüzden teşekkür ediyorum...yüreğinde ki sevgilere karşılık bulamayanlar düşünsün.... ne güzel bir duygudur,sayılan, inanılan, beklenen, neşelendiren bir ışık olmak.. herkesin herkesi sevmesi de şart değil ki aslında...bende yılanı, çıyanı,ahlaksızı,zebili,dümbüğü sevmiyorum ki....

SEVGİLERİMLE...

harika san

14 Aralık 2011 Çarşamba

KISACASI AŞKLARIM,,BENDEN ARTIK BU KADAR..!!

hani hep tesadüfleriniz olurdu sizin,,içimi dağlayan..gözümün önünde,göstere göstere huncarca oynanan...nefsinize yenik düştüğünüz,umarsız gecelerinizde, gününüzü gün etmenin keyfine vardığınız... her küskünlükte edindiğiniz üç beş zibidi...arkamı her dönüşümde kalın ihanetleriniz.. bitmek bilmeyen isimleriniz,geçmişiniz ve yanımdayken bulduğunuz gelecektekileriniz...

sonra geri dönüp, bir dahakini edinene kadar dümenleriniz..vurdumduymaz, hiçe sayar,önemsemez sonra sevgi dilenen anlamsız bekleyişleriniz..varlığın önemini,olmanın olasılıklarını anlattığım,,ayrılığın tadını,ruhunu yazdığım yazılarım..ama ama diye diye ağlayarak ricalarım..!!! ah benim yanlış yaşanmış şımarık aşklarım... kendi kendilerini yok etme yeteneğine sahip enterasan adamlarım...

hiçbirinizi terketmiyorum,,,tercihleriniz götürüyor sizi uzağa....KADIN...koca bir paragraftır.. BU KADIN sa uzun bir hikaye.. siz ne anladınız bilmem.. ne istiyordunuz orası temelli ayıp..!! ama ben ne istediğimi biliyorum artık. kadınlar varlık sever,kadınlar gösteriş sever, çoğu kadın para sever, süs sever,gezmek sever, hediye sever.. kaşarlar sevişmek sever... peynir ekmek misali.. demek ben de YOKluk severmişim, VAR etmek için.

şimdi...artık giderken ben; dur derken kendime sizi sevişlerimde,kötü bir güne,kötü bir kalbe, ettiğiniz küfürlü sözlere,temsiliyeti olmayan bir partnere,zaten yüreğimi beslemeyen tavırlara.. hırsınız niye..??? isteseydiniz, bende olabilmek kadar, bende kalabilmeyi becerseydiniz!!! yokluğunuzdaki cefayı,varlığınızla sefaya dönüştürebilseydiniz,edindiğiniz o mutluluğun çeyreğini iade edebilseydiniz.... benim için nasılsa biryerlere gitmez diye inanırken,üzerimde tepinmeseydiniz, dışarıda temsil edebilseydiniz...sömürmeseydiniz, tüketmeseydiniz nefesimi.. sevseydiniz bunları yapabilir miydiniz??????

ben sadece vazgerim.diyorum yaaa sizden değil..kendi sevgimden,sevgiyi sunuşumdan,umudumdan,sizi seyretmekten.hem ben hem başkası olmaz..ben o kadar kalabalığım ki yerimiz almaz...o yüzden dönüyorsunuz geri... dışarıda ki bir kadın bir kadın çünkü... idrak yollarınız tıkalıyken algılayamadığınız ben'i, bir başkasının seviyor olması neden incitiyor ki sizi? hani o ağız dolusu anlattıklarınız?? nerede tesadüf ettiğiniz yeni geceler..?? ormanların kralı aslandır ama avı getiren dişi aslandır.... ahkam keserken ne kadar aç kalacağını düşünmeyen erkek,tesadüf edeceği geceleri bekliyecek..!! seven erkekse, hiçbir tekrar yaşatmadan öz duygusuyla yas tutmayı bilecek...elini kalbine koyduğunda,orada bekliyor olduğumu bilecek..!!! yaşadığı herşeyi vicdanına danışacak..

edinip edinip dönmeyin yerim dar..!! ben kendimden gittim, sizden vazgeçtim,sözün özü bu kadar!! kadın sevmenin kuralı var,adabı var...hele bu yaştan sonra kardeşliği, arkadaşlığı, cemiyet içinde temsiliyeti var....hala ne anlatıyorum ki.... kaybetmeden varlığın değeri anlaşılmazmış,sizin daha görecek günleriniz var:))))

tüm kalbimle elveda...

HARİKA SAN

hem AŞK olsun..hem hamdolsun....E DAHA NOLSUN:))



bir gün sadece yapmış olursun,,birgün sadece gitmiş,,bir gün sadece sevmiş,,bir gün bir bakmışsın ölmüş...hayat kendine ve şartlarına rağmen yaşamaktır.. seçenekler 2 tane,kararlar tek ve sana ait..başkasına nasıl göründüğün değil,kendini nasıl gördüğün,kendinle barışık ve sevişen insan olabilmek...hayat kendinle yaşayabilmektir,kendini mutlu edebilmek,içinden taşan sevinci sunabilmek,neşeli gruplarla alışveriş etmek..sevgi dolu bakabilmek,sarılabilmek,coşkuyla duygulanabilmek..içindeki masum sevgilerin ,tutku dolu geri dönüşlerini kucaklayabilmek,genelinde sevilen olmak......beyninle insan biriktirmek,yüreğinde taşıyabilmek,davranışında sunabilmek...bayram havasında,kalabalıklarda,dudağının tebessümünü taşıyabilmek, her el her omuz, her bakış her dostta...artık yanılmadan,çoğalarak,güven dolu,sımsıcak,kıpır kıpır meclislerde,sapsade,berrak ve net ....apaydınlık ve dik,ışık saçarak yaşamaya,kalp ritminde devam etmek..!!! her türlü sosyal ortamda tam ve bütün olarak talep görmek,anılabilmek,beklenmek,istenmek..!!!! ve aynı şekilde istemek..

hergün heyecanla uyanmak güne...etrafını temizledikçe,arınmış insanların cıvıl cıvıl sesleri..beklentisiz sevgi dolu,yüksek enerjili,pırıl pırıl gönüllü,cümlelerin esirgenmediği,merhamet ve cesareti yüksek yüreklerin el birliğiyle gittiği bir yol hayat..birini sevindirdikçe belki bir cümle..ama gönülden..!!! yalakalık veya sonrasında pis bir beklenti içine girmeksizin şereflice.....ŞEREF ne güzel bir kelime.....öğretilen birşey de değil üstelik,,hepimiz eşit doğuyoruz diyorlar ya hani,,,külliyen yalan be.....gen diye birşey var..kimi fiziken güzel doğuyor neremiz eşit..?? kimi soyunun sopunun huyu adabıyla yaşıyor.onur ve haysiyet.... mmmmm ağzım sulanıyor yazarken.düşünsenize etrafınızda artık bunlardan hemde onlarca olduğunu..anlatmak istediğim bu işte..bu puzzle da herkes bir yer dolduruyor ve kare tamamlanıyor... ŞÜKÜRLER OLSUN BE HAYAT....hem AŞK olsun..hem hamdolsun....E DAHA NOLSUN:)))))) geride kalanlara SELAM olsun..sevgiyle......

YÜREKTEN SEVGİLERİMLE....

HARİKA SAN...

13 Aralık 2011 Salı

kendinizi ait hissettiğiniz yer kadarsınız..!!






bazen sadece susmak istersin...kabul ediştir aslında bu. konuşmanın, hiçbir etki sağlamadığı toplantılar,ilişkiler vardır; hayretler içerisinde seydersiniz kendinizi. mümkünü yoktur anlaşabilmenin,devam etmenin..nato kafa,nato mermer der geçersiniz..aslında çoktan alınmış kararlarınız vardır,askıda bekleyen..hep yapayım ister,vazgeçersiniz,ha gayret,bir daha derken zaman geçer üzülürsünüz,yorulursunuz, anlatamaz anlatamazsınız..bu babanız olur,anneniz olur,arkadaşınız olur,iş arkadaşınız olur,komşunuz olur..ama her kim olursa olsun,,sevgiyi tanımlayamamış,içine ekememiş,hissedememiş insanlara tanımlamak zordur bazı şeyleri...onların seviyorum aslındalarında....menfaatleri vardır,kazançları vardır,sömürüleri ve suistimalleri vardır....sevgi diye dile dolayıp,yüreklerinde sapsade yeşertemedikleri tomurcuk,,,onların asıl büyük derdidir.. sadece yorgunluk verirler,dönüştüremezsiniz onları..bu sebeple en güzeli sıyrılmaktır zaten....baktığınız tarafı,dert ettiğiniz şeyi değiştirmek...sadeye bakmak,şefkate bakmak,emeğe saygı duyana bakmak..yapılanı beğenmese de yapıcı tarafından düzeltilebileceklere,düşünce katana bakmak... bu içgüdüseldir,ya da ben öyle düşünüyorum..öğrenebildiğin birşeyse ne ala... ama bu da görgü değil midir?? görmekten hasıl...etrafında böyle biri olacak ki hayran hayran nasıl yapabildiğini seyrederken,sende olmaya çalışasın..içinde birazcık dönüşüm isteyen insanların,karşısına bolca çıkıyordur bu insanlar,iş ki görmeyi bilebilmek..

bir çoğumuz ders vermeye çalışıyoruz...ondan sinir yapıyoruz...öğrencinin talep etmediği,öğrenmek istemediği hiçbir yerde ders olmaz..hiç bir kişiye gidip dur senin yardıma ihtiyacın var diyemeyiz,bizden birşey talep edilmedikce. ters teper,yardım isteğiniz....bu insanlar ne nankör diye dolaşırken bulursunuz kendinizi..oysa sorun şu;; neden çıkmışsa çıkmış karşınıza bu kişi ama....okuma yazma bilmeyene,en iyi branş öğretmeni olsanız ne öğretirsiniz....??? dans,resim,müzik...........yine de içinde ona beceri ve istek olmalı..yani birinin kalın kafalı oluşundan,kimse kendini suçlamasın..sınıfta kalacak O....!! yeniden deniyimleyecek,vakit kaybedecek,idrak edecek,seni yeniden isterse ulaşabilir mi bilinmez.....tren bu..!! durduğu yerde durmuyor işte,,öküzlüğün lüzumu yok.. o zaman kişinin seni talep etmesi için, önce neyi başarmak istediğini bilmesi lazım...bu bilinçsiz talepler,tüketiyor enerjimizi. yapamazsın demektense deniyoruz,onur kırmak istemiyoruz,emek veriyoruz...üstüne bir de sen naptın ki cümlesini duyunca şaşırmasın kimse.....evet sen yaptın.!!!! başından gördüğün dunkof kafaya insanca emek verdin..öğrenmesinden haz alacaktın,yardım etmiş olacaktın,bilgisi,vizyonu artacaktı...o hooooo sana da bak:)) işin doğrusu sana düşenin, niyetini çözdükten sonra çalışmaya başlamak..eğer hala ben bunu adam ederim gayesi taşıyorsanız gereksizce.... e kolay gelsin seçim yine sizin..

herkesin kendini iyi,faydalı ve başarılı ve mutlu hissetmeye ihtiyacı vardır... bu da ancak sizin gibilerden oluşan,denk düşen topluluklarla mümkündür... ya da bırakın başarıyı falan,,,,en basitinden ayyaş topluluğu gibi...onlar birbirleriyle çok mutludurlar. kümeleri denktir ve bunu seçmişlerdir..aralarına girmek yada uzak durmak yine kendi seçimimiz..artmak istiyorsak ,saygı duymak istiyorsak başarılı isimlerin yanında yer alacağız..gerek ailesinde,gerek işinde,gerek sosyal çevresinde hoşgörü, sevgi,nizam intizam bilen,güleryüzlü ve duru insanlardan kimseye zarar gelmez. bırakın bokunla oynayanları.....vardır bir bildikleri.çok da kafayı alttakilere takıp harp etmenin manası yok.düzen böyle.herkesle anlaşacağım gibi bir mecburiyet de yok.kimi yürümek için otobana çıkar,kimi patikadan devam eder...

ben bana güzel koku veren çiçekleri severim,,ağacın meyvalısını,etin kemiksizini,sebzenin dirisini,,güzel olmalı herşey ama herşey...kendinizi ait hissettiğiniz yer kadarsınız..!!

sevgilerimle

HARİKA SAN

10 Aralık 2011 Cumartesi

TWİTTER SHOWPAGE 2..:)

***sanat vardı içinde....belki de SAN-AT..!! delinin zoruna bak:))


***hep son cümlenin pişmanlığı kalır içinde..


***çok fena toslayacaksın...sakın kaza yaptım diye arama..!!


***Senin adin, bundan boyle, Hayal Safi.......e karar ver be hayal safi.......karar ver!!!!

***Ansiz olsa,ansizin, gelsen,sevilsek..doyamadan o an'a..sevsek...

***Kararsiz kasiimmm,,,,kasim bitti,araliktayiz:-)

***Biri olsun da kim olursa olsun diye,herkese yazilan gencler...!!boyle hicbiri olur....;)))

***Karar aldim,karar vermeyecegim....;)))

***Sen,kendini kaybetmis olamazsin; hic bulamadin ki....

***Madem BIR-TEK az geldi, simdi ON'larin icinde ya yuz, ya bogul....

***Herkesin gunduzune gunes dogar,benim geceme de ay.....

***3gun av dusmedi diye yalnizim diye boguren sinsile,oltayi attin da yem yanlis,,,rast gele.....

***Dilemekle,dilenmek farklidir..!

***Biliyorum,cok ozledin .....serefini....

***Iki cocugumu zor buyuttum rabbim, bana onun bunun cocuklarini gonderme artik,mecalim yok....

***git der gibisin beklerken..; ikiside yanlış....gelmek dururken:)))))

***bütün cümleler eğer istersenle başlar....sen bilirsinle son bulur:))

***tutku,sıradanlığı yok eden bir sihirdir:)

***son fırt'ına dahil et beni:)))))

***heba etmeyen veba olsun :)))))))))))))))))

***Beklemiyorum ki.......;)

***yanlış yapmak huyunsa, hız kesme...atletim süreyyam:)) koştur bakalım...en birinci yanlışa varacaksın...

9 Aralık 2011 Cuma

FACEBOOK kaytanbıyık dialoğu...;))

- oğlum listeye bak,hepsi senin mi...

- yok lann verenide var vermeyenide...

- nası alıcaz peki??

- sayfalarına bakacaksın ne paylaşıyolar,sonra sen de paylaşacaksın aynılarını,ya da aynı şarkıcılardan başka şarkıları..,arada beğeneceksin bütün gün.. aşk şarkıları olsun ki sevgilin üzerine alınsın,kendine sansın.. senden vazgeçmesin,vıdı vıdı yapmasın..durum yazıları ,yer bildirimleri falan yapıyolar ya hani bazen....hemen gidip çökeceksin bi köşeye....ammmaaaa ilgilenmiyomuş gibi...bikaç kadehten sonra herkes herkesin zati.....

- olluummmm senin sevgilin salak mı beee,,benim ki oyar beni...yanda gösterip duruyo feysbuk kim kimi beğenmiş....ne demiş nolmuş....???? hem şifremde var onda benim...

- salakkkk çok konuşursa engelle gitsiinnn....sen rahatına bak,kadın milleti bu,illa bişi kıvırır inandırırsın..hem tivitir denilen bişi var,oraya gir mademmm orda beğen et yok.....dm atarsın kimse çakmaz..bikaç ritivitten sonra kız farkeder seni..

- abi sevgilini sevmiyorsan bırak gitsin... ben nası Onu engelliycem,ötekilere kucak açıcam,sonrada kıza gidip beni sev diycem allanı seversen yawwww,,,temelli yavşak olunmaz...hem o hem bu durum neden peki??? ben sevgilime kıyamam..o'na kıysam kendimi adam hissetmem, ben gerçek olmam....seviyorum dediysem,,,,bunları yapamam.....!!! hem seninkide bikaç defa affetti,,yeminbillah ettin,gözüne soka soka yapıyosunda.sonra nası inkar ediyosun be abiiii??

- e bana ne soruyosun madem leenn,,bana sevince naparsın demedin ki...bende sevgilime tapıyorum demedim...bulmuşuz bi enayi..kimse yokken elimizin altında işte... dır dır yapıyo ama kadın milleti,sırtında sopa,karnında sıpa misali...

- ne biliym abiii,,,beş paralık ettin kadını,,üzüldüm bak şimdi.......vicdanını arada bir google den soruştur sen,belki bi gören olmuştur... arada pek ağlıyosun da ben sanki,,yuuffff beeee beni bile inandırmışsın heeee...sözlerimi geri aldımmm YAZIK SANA BEEE ABİİİİİİ....:)))) şuncacık şey için bu kadar emek,sonra ben yalnızım falan ayakları,hani işine gücüne baksan zengin olursun alllaaamaaa...

- eskisi de dursun yeniside olsun,ne şiş yansın ne kebap...!!! arada bikaç şiir patlat ,ünlü düşünür sözleri felan,,çoluk çocuk çabuk tutulur bunlara...

- annadım abi.....neden AÇsın sen,,,ben annadım...........allaa çarşına pazar eylesin,sormadım say....gerçek olayım,gerçek olsunlar,gözüm kaydı da,ondan şeyettim ben.. hani arada aşk meşk arıyorum falan diyosun ya... sen AŞK olmazsan,,,, bölee çok karı gelir sana.... ya o sevgili fazla,,ya da bu dünyaya fazla sana...!!! ama şimdi anlıyorum,anlıyorlar,anladı....

harika san

SEVGİLERİMLE...

29 Kasım 2011 Salı

NOT-RİKA 'larım asabikomik ruh hallerim benim:))

***Seni seviyorum derler, ve gideerlerr....yeniden 12 de, 12'den:-)

***Yol yapma, yol ver once..

***Sevgilinden dileN:)) allah rizasi icin versin;)

*** niye onunden yemiyorsun???? Benimkini cok mu sevdin???:-)

***Degmesi gerekiyor....degerli olmasi,yoksa ellemek degil degmek.

***Kimine gore,sevilmektir hayat,,, kimine gore sevismek.

***Seni boyle kasinirken,bana kavusamazsin....daha coookkkkkkk ozlersin...!! UYUZ

***Ayni hatayi iki kere yapan,ayni hatta kalamaz....ikileeeeeeeee:)

***Sirketine isim buldum KEV-A.S. ;)

***Sana buyuk gecmis olsun..usutmussun (kafayi).

***Onlar ve ben'in karsiligi yok ......once vazgececeksin.....!!!!!!! VAZ---GEC.. YATARSIN İÇERİNDE......

***seni özlemek,sigarayı bırakmak gibi bir savaş..! zararlı ve tehlikelisin vesselam...:)

***aşk bile #bencedeplasman da güzel:)) SIKILDIM SAHAMDA YENMEKTEN SENİ..

***icinde beni buldugun anda yakala....ama bu sefer birakma...

***var gibi,yok gibi,unutmuş gibi,özlemiş gibi yaparken,ne alkış alabildin ne komik olabildin ne insan olabildin sen..

***nereye kadar ezber? kendi cümlelerinle konuş,kendi yüreğinle sev beni.... ama önce bul tabi.

***Okuz altinda buzagi aramak deil benim ki....okuz bile degilsin ki:

***Bir tanesinden herturlusune damdan dustun sen...uzgunum sevgili.....ayagin kayar demistim ben

***Hepsi benim.degiskenlik degil bu insanlik hali...hic mi insan gormedin ki:

***Dar sığ ve bagnazdi penceresi...gormeliydim.baktim,ssığıştım,daraldim,ufalmak cocuklugum gibiydi.... görecektim.. gördüümmmm ...onun baktiklari,cocuklugumda,,, oynayan bendim

***Seni kimbilir kime gittinde,,,,,benim sevdam gume gitti:))

***Ayakta dunyalarin,yercekimsiz halleri...

biriktirdiğim cümleler...kimbilir kaç cümle dökülüyor dudaklarımızdan,gün içinde..kim bilir çok kere kızıyor,çok kere konuşuyoruz içimizden. çookk severken kızıyoruz,çokkk sevilmezken,,,yoklar çoğalırken,inanç azalırken,tükenirken çok kere.....kuruyoruz,kızıyoruz,seviyoruz işte,,cümle kurmak konuşmak mı bilmem.... ama çok bir şey yapıp ifade ettiğimi biliyorum... hem de severken....

sevgilerimle

harika san:)))

TWİTT SHOWPAGE :))

***Pasi kime verecegini sasirirsan gol mol atamazsin..

***Hic,,,,,,birsey hissetmez olur muyum,,,,nefret doluyum....

***Kendi cirkinligine beni gomemezdin..ben guzellige tohum vermeye gelmistim.

***KOr saticinin,kor alicisi oluyo da,bana niye hep acikgoz denk geliyo????;)))))

***KADINNN....... cok paragraflik,tek kelime.

***O kendini bilmez ki,,seni nereden bilecekkk

***Derme catma insanlar sinsilesiyle....seyri dunya.....

***Eski sevgilinin cdlerini dinlemek.. twitlerini okumaktan daha keyifli:-) :-)yasa beee....

***Kimin kim oldugu onemli degilse,senin kim oldugunun ne onemi var????

***sevginin sevememiş hali hasıldı...

***Zordu...; kolaylarini seyretmek..:(

***Birak tribunleri...sen oyununu oyna....idmansiz;))))

***her kadın derken,bir kadın edinememek düştükleri durumun en vahim hali...o bir düştü....ve kendi uçurumuna DÜŞtü

***beden,temas,sevişme obezi olan erkeklerin,dikkat çekmek için yaşamaları,odaklarının bu oluşu, pek anlaşılmaz birşey değil aslında...

***
belki de kendini terketmekle baslayacak bir coksey tabi yeniden yaratarak
***alismamak gerektiginin bilincinde ve alisarak surencemede
***adam olmanın dayanılmaz kıvraklığı:))
***sen...sev. daima.......aldırma..!!
***bir sandalda akıntıya kapılmış gibiyim,uzaklaştıkça uzaklaşıyor yüreğim
***kendine neyi layık görürsen...!! evren fazlasıyla cömert..
***Listeleme sevgili,,, list---ele.
***Favorilerin favorimdir,eyyyy ASK

İNSANIMSI, ŞEY-SAN 'IN sahnesinden

Kendi basina hicbirsey yapamayacak kadar korkak,birini buldugunda gosteri yapacak kadar soytariydi...ayakta dunyalarin,yercekimsiz haleri..olmayani var gosterme cabasi...olandansa utanma,gocunma durumu...sahnesi bostu,kendisi egreti,,basarisizliklar abidesiydi heykeli..senaryosu ilgincti...deli akilli..butun duzgunlerin icinde ilgincti.tek seyircisi ben.alkisi hic haketmedi,, cunki tek basinayken ki provalari muhtesemdi...beni gordugunde,degisiyordu halleri,dogalligi yapay,varligi bulutlu,sesi kisnemekli,bakisi perdeli,palyacoluk desen elbise o degil,zennelik desen ritim o degil,erkeklik desen aslinda belki de tam bir disi.... iste o kendini bilmez halleriydi...

seyrettigim,dusundugum,esinlendigim...cazip olan buydu.....kendisi ve boslugunun,benimle karsilasma anindaydi seyirlik heyecanlarim..kasiftim,hisliydim,monotonlugun otesindeydi seyrettigim..potansiyeli olan fakir ama dahiyane bir ego....kendini bana sunmakta ki beceriksiz hallerindeydi, hatta saklamaktaki aslini demek daha dogru....gitmemi istemezdi hic,yalan oyunlarin oyuncusu....yine gelecegimi bildiginden gitme de demezdi....hatta hep sahneyi terkederdi,nasilsa alkis da yok..!!!! nasıl alkış olsun ki,içinde ki şeytan devredeydi hep,o'nu seyretmek isterken yüreğim...içimi ürperten bir nahoşluk vardı bildiğim,elleyemediğim..elin de mi değildi,şeytanınla mı bütündü??? tekrar tekrar sessiz izleyişlerimin sebebiydi merakım..garipti,aslına dönebilse çok da başarılı olacaktı.ama belki aslı onu sıradan yapacaktı, belki ben onu hiç seyretmeyecektim o zaman...beni çeken ikilemleri değil miydi...Sikca kuser,bir sonra ki gune yeni roller edinir,beni gordukce de en akla gelmeyenini dogaclama gosterir yine giderdi...ifadesi hep huysuz,hep mutsuz,hep sinirli,arkamı döner dönmez şaklabanlaşan bir değişim içindeydi..

Bir gun gelmedim,sonra da,sonra da daha sonra da... O prova da yapmadi bir daha...artik giyinmiyordu da..ciplakti,ciplacik,cirilciplak...yerleri yoktu hafizasinda objelerin, çorap nereye pantolon nereye giyilir..oyunda yazmadi bir daha..düşüncesinde bekledi beni,eyleme dökmedi...belki gelip gelmediğimi bile bilmek istemedi...

duydum...artık sadece dansediyormuş....çırılçıplak...tam ortada,umarsızca..içine kaybolmuş,içinde bir yolcuymuş ama kör de olmuş...kimseyi göremediğinden, nasıl göründüğünde önemi yokmuş....şeytanlı insan...yani ŞEY-SAN.... sanat vardı içinde....belki de SAN-AT..!! delinin zoruna bak:)) sahnesinde iyiydi,bilinçsizdi,eserliydi...artık dans pistinde ne yapar bilmem....o gözleri görürken,bana oynarken güzeldi.merak etmedim hiç..en son öpüşürken görülmüş bir heykelle,biliyorum çok üşüyor....

sevgilerimle

harika san

ne demiş o??? :))

Saltanatli uzulme halleri var icimde....bir duzen,bir itina,bir gorsellik.... yaratmada ki huzur...asla taklit olmayacak..fikir,arastirma,bulma,yapma,bir araya getirme,uyumlama ,ahenk hepsi birlikte ve bana ait olacak....imzaaaa hepsi ben:-) giyim,kusam,dekor,ask,iliski ne dersen de adina....lugatima yapilamaz girmemis..olur..ugrastirir ama olur..zorla isim ne,,,??? bir turlu anlamadim,kolayi yapinca icime sinmeyen ne...??? orasi da ayri mevzu.. o yüzden saltanatlı ya hallerim...mükemmel olacak..

Buyume halleri biraz..biraz yas donumu,,birazida yorgunluk..ama cogu yaradilis..gayret ve inanci da katinca olmayacak ne var ki.. ya tecrübelerin..?? boşuna mı biriktirdin,yayıntı mıydı yani hepsi?? hayırr tabi ki..işte şimdi kullanacağım az beklesenize..bunlari niye mi anlattim..?? Yapamadiklarimi dusunurken,yapabildiklerimde ki azmimle mukayese edebilmek icin sesli dusundum belki de..yenildigimimi dusunuyorum ki..yooo..hic yarismadim ki,e sevgisizmiyim??? Benim enerjim,iyi halim,iyi fikrim,iyi durumumdan hosnut cok insan olduguna ve aranip, ozlendigime gore o da degil...ic sesim kivirma diyor..cevap veriyorum; gobek bile atamam:)) ne harika bu..???

Belki de herkes yanlizdir'a olan inancsizligim..ne munasebet yaww,anamizin icinden bile ebemizle cikmiyor muyuz...bizim olusmamizda babamiz anamiza yardim etmedi mi..camci camciligini,kapici kapiciligini,tamirci tamirciligini bildiginden,yardimlasmiyor muyuz...?? Neyin yanlizligi bu..balkonda bir cicek,tavanda bir avize,yandabir kanepe,yerde bir haliyokmuydu?? Ic ses devrede. bu arada,,hadiiii ne soyliyceksen soyleeeeeee cok uzattinnnn. :)) tamam yardımlaşmadan yola cıkarak yalnızlığa geldim...yardım eden mi yok?,yardımlar mı yetersiz? yoksa yardıma ihtiyacım olduğunu bilen mi yok?? yoksa benim kadar afilli bir yardımsever mi?? iç ses: beğenecek misin ki o'nun yaptığını......mmmm sus beee:))) bilen yok elbette,, ben hiç söylemedim ki..!!

kızacak kimsem de yok..sadece yorgunum biraz..3 dakikalık geçici ruh halleri oluyuyor bir paragraf..saltanatlı işte,yaldızlı varaklı göz kamaştırıcı incir çekirdeğini doldurmayacak düşüncelerim...parlatmak mı lazım yoksa bırak tozlu mu kalsın:))) en iyisi bir sonra ki düşünceye yer açmak.....tahtı hazır nasılsa....bahtı mı....?? iki dudağımın arasında,yüreğimden geçenler..
ve hep varınca bildirirler...:)

sevgiler..

harika san..

11 Kasım 2011 Cuma

sevgiden pic doguranlar:-)

Essiz bir es istemekle basliyor galiba.....esli es olamayacagina gore...alismamak gerektiginin bilincinde ve alisarak surencemede...evet sumugude akmasin:-) sanki sevmemeye kosullanmis gibi...herkes bunyesinde farkli bir ozlem,farkli ihtiyac,farkli yorgunluk,farkli bir inanc biriktirmis...tabi bu kendisiyle yuzlesebilenler icin gecerli...cumleleri ve anlari harvurup harm an savurannlar icin degil..belki de kendini terketmekle baslayacak bir coksey tabi yeniden yaratarak...dusunmek soylemek ve yapabilmek 3'lu sac ayagi... sanirim o zaman tam oluyor insan,en azindan bana gore oyle...icinden gecirmis kime ne bundan....soylemis yapmamis,al sana sinir harbi..ya da tam tersini yapmis,,daha da vahim..!!! Insan olabilmek....yavsak insan degil,ahmak insan degil..herkesi allah yaratti elbette...gorevli de gelirmisiz ya,,bunlardan ogrenecek seylerimiz ,kendi hayatimizda yeniyi yaratirken,ne istedigimizi belirlemek sanirim..haaaaaa bu ins an kiliklilari affederek ve de.....aslinda yok edebilsek de baskalarini incitemeseler,insanliga hizmet olmaz miydi bu?? Cunku kayit altina aliyoruz acilari,endise ve uzuntu duyuyoruz,baskin geliyor izdirapli korkular bir yeni insan buldugunuz da....unutarak yasamak da var seceneklerimizde,,unutacaksak neden ogrendik ki..bir kotunun 9 koye zarari olurmus ya.....simdi anliyorum..sevgiden nefret de yaratilabilirmis,tiksinti de...birkiyim yapasim geliyor arada,insanlik adina:)))) yonunuzu degistirdiginiz de hersey pek ala olsa da,sevginiz,icinizde sevgi olarak digerlerine aksa da,icimin bir tarafi,obur tarafina yap diyor:))))cennetimi cehennem edenleri yak diyor....:-) kula kuldan geliyorsa kotuluk,allahdan beklememek lazim karsiligini....oyle ya......!!!!


Sevgiyle kendinizde kalin:-)

Harika......

23 Eylül 2011 Cuma

BİR OBEZİN DÜŞ GÜNLÜĞÜNDEN...



bir zamanlar,bir mahallenin birinde içe kapanık bir delikanlı vardı.kitap okur,kendi doğrularını yaratamaz,ezbere yaşardı.etrafındaki bütün kızlara bilgi satar,güya çok yardımsever ve merhametliymiş gibi etraflarında pervane olur,abazalığını gidermeye çalışırdı.yer edineyim derken yerinden olur,ayakta kalırdı.bu delikanlı düşünmek yerine,pervasızlığı seçtiği günlerde,içinde kendini büyütemediğinden,kaybedecek hiçbirşey yok deyip,kendini düş ilan etti...etrafa bıçkın zannettiği bakışlarını fırlatırken, ve hangi toplulukta olduğunun bile farkında değilken,ne kadar sapkın baktığının da elbette bilincinde değildi... çünkü O kendince her kızın düşüydü..azıcık keyifsiz olanı,o'nun gibi sapkın bakanı,ya da eşinin dostunun kız arkadaşlarını gözüne kestirir ben sizi anlıyorum edasıyla,şefkatini esirgemez,ertesi gün aranılmayı beklerdi...bu bekleme anında da yeni bir varlık edinmek için kolları sıvar,,hiç bulamazsa,eskilerden birine yanaşır,nabız tutardı...artık gönlü o kadar arsız ve sırnaşık hale gelmişti ki,,zamanın akıp gittiği, bir saygınlık kazanması gerektiği,birşeyi başarıp,hayranlık ve gıpte uyandırmak,doğru ve asil durmak aklına bile gelmez olmuştu..kendi içinde yitip giderken,un ufak olurken,aslında en derin pişmanlıkları ve azapları da yaşıyordu belki..kim bilir..sonuçta böyle davranmak ve bu hislerden mutlu olmak o'nun seçimiydi...keşke kadınlardan yana arşiv yapacağına,dost arşivi edinseydi de biri o'nun belden aşağı tuttuğu çeteleye bir kitap hediye edip,sevgiden mahrum erkeklerin,kendinden de mahrum kalacağını hatırlatabilseydi..

beden,temas,sevişme obezi olan erkeklerin,dikkat çekmek için yaşamaları,odaklarının bu oluşu pek anlaşılmaz birşey değil aslında...her kadın derken,bir kadın edinememek düştükleri durumun en vahim hali...o bir düştü....ve kendi uçurumuna DÜŞtü.....

sevgilerimle..

HARİKA SAN

1 Eylül 2011 Perşembe

şunu şunu şunu istemiyorum değil...BUNU BUNU BUNU İSTİYORUM,İSTİYORUM,İSTİYORUMMM:))




bu kişisel gelişimle ilgili 50 tane şey okudukça,herşey bu kadar basit mi diye düşünmeye başlamış, bunun kolay olmayacağını düşünerek, olumsuz
yoldan,(en bildiğim yol olduğu için) yürümeye devam etmiştim.. üzülmek GARANTİ en azından:)) insanın kendini üzüntünün emniyetinde hissetmesi,,,biliyordum,biliyordummm,,haklıydım işte diye düşünmenin ,akıllı olduğuna dair ,yeniden yeniden vuku bulması..yeniden umut yarattığını düşünerek,tekrar tekrar aynı olay ve kişi de tabiri caizse sıçması tam benim seçimimdi:)) üzüntülü ama akıllı akıllı,çok zeki,çok hisli olarak dolaşırken ,değiştiremediğim şeyin nedeninin, sadece,değiştiremediğim düşüncem olması,bu değiştiremediğim düşüncemse,aslında değişmiş olup,aynı kişi de denenmekten artık paçavrası çıkmış halde önümde durması,,düzeni seven beni darmadağın ve odaksız yapmıştı..

kendinizi genel insan ilişkileri içerisinde seyrettiğinizde bir problem yaşamayıp, aynı şahsı muhteremin üzerinde,aynı şeyleri deneyimliyorsanız ,olacağı da bu zaten...düşüncenizi değiştirmekten kastim şu;;;;; aynı kişide olmak istemek halinizi değiştirin.yeni bir ilişki de( bu iş,komşu,sevgili olabilir) deneyimlediğiniz bir üzücü hadise olduğunda,,önce senden de bu beklenir,biliyordum diye düşünüp,sonra affederek,onda bu hatanın tekrarını kolaylaştırıyoruz...ve hatta oluşturuyoruz...bana bunu nasıl yaparsınlarla asıl mücadelemiz..!!! yaptı mı yaptı...yol verin gitsin körolası:))) bu vazgeçilmezlik olarak görünen durum..,bizim haksızlığa karşı,kendimizle mücadelemizden başka birşey değil aslında... karşı tarafta zannediyor ki bulunmaz hint kumaşı...bulunamayasıca....git evrende kaybol:))))

geleyim ben bunu nasıl çektim,,hak etmemiştim kısmına....hak ettim...ben çağırdım..herşey aslında hiç istemiyorum diye oluşturduğum...istenmeyenler üzerine kurulu enerjimdendi...kalitesiz ruh istemiyorum,merhametsiz olmasın,zevksiz olmasın,yalancı,inkarcı,arsız yüzsüz olmasın,utanmaz olmasın.. hatta en olumlusundan kıymet bilsin diye düşünürken bile,içimde ki kıymetsizlik enerjisini çoğalttığımın farkında bile değildim..e neye yoğunlaşırsanız o gelmez mi?????? ahanda geldi en beteri diye hayıflanmak, şu anın işi değil...düşünceyi değiştirmek,o kişinin hakkındakini değiştirmek demek de değil... ya da bir kere daha deneyin yiyiyorsa:)))kendi içinizdeki ısrarda ki düşünce bu bahsettiğim.. ne kadar güzel ki bir kişi de, bir olay deneyimlediniz.....ve aslında ne istediğinizi buldurdu size....ehh teşekkürler deyin,kazançlı gidin..olmmazzzz bu davranışın kötü...sen iyi insan olacaksın..bunu yapmamalısın demek,,boşa kürek çekmek..o ne zaman bunu isteyecek, ne zaman başka bir olay da bunu yaşayacak, o zaman farkına varacak...haaaa sizin için iş işten geçmiş olacak diye düşünmeyin..siz ne istediğinizi bildikce,istediğinizi artık,huzur ve mutlulukla yaratmış ,bunu yaşıyor olacaksınız..

korkularımızda, güçlü bir inanç oluşu garip bir gerçek..iliğimize kadar hissederiz, korkuyu düşünürken...bu yüzden de çabucak gerçekleşiverirler.bir kere korktukmuydu da herkesten bekler oluruz..işte bu hal,o korkuyu yeniden yaşamamıza sebeptir...oysa ki herkes de böyle değildir..ben bu olayı veya kişiyi, ne istediğimi farketmek için deneyimledim,artık ne istemediğimi değil,,ne istediğimi çok güçlü ve net bir biçimde biliyor ve istiyorum diye (düşünceyi değiştir dediğim bu.) yeni düşüncenin yolunu açtığımızda, karşımıza çıkanların keyfi,yemede yanında yat cinsinden mükemmelleşir..

istediklerimizi bile,,aslında istemediklerimizden yola çıkarak düşünmeye başlarsak,,aslında istemediğimiz korkularımızın tekrarı geliyor...geçmişte bizi rencide etmişlerin, üzerimize yapışan o sülük enerjilerinden kurtulup,geçmiş tecrübe dediklerimizden yola çıkmayarak.. dürüst insan istiyorum derken,ihanetten,balçık beyinli terbiyesizleri aklınıza getirip,mevcut odağınızı değiştirerek düşünmeden,,,duru bir istekle,becerilmeyecek bir yaratım yoktur..bir çocuğun çikolata istemesi kadar temiz ve saf...önü arkası..ama sı olmayan net istekler işte...

yok yok diye diye yok ettiklerimin farkındayım artık..para yok,,görmüş geçirmiş,düşünen insan yok..mutluluk yok..öööfff canım sıkılıyor...olsa nolucakkkk,hangisine yeticek dediğim herşey..benim inatla yokluk enerjisini anıp anıp, onu büyütmem, beslememdi...diyeceksiniz ki yok işte....olsaydı yok mu derdik....e hadi 200 milyarın yok...ama sen oturup 50 liram var ve bugün için yeterli deyip şükretmedin ki...yok kısmında odaklısın.... koca yok...adam yok:)))))) var olanların da yok olan tarafındasın çünkü...üüfff adam ama itibarı yok,,işi yok,,arabası yok vs... varyemez gibiyiz hepimiz....oysa herşeyden bolca ve çokça var..sür nerene sürersen:))))) kendinizi yağı çok bulan arap olarak düşünün:))))) var abi işte....haydi bir varlarınızı düşünün...az olabilirler..ama VARlar..onların farkında olup, şükretmeden, onların var olmasının ,sizde ki mutluluğunu hissetmeden, bir sonraki düşünce ve isteğe geçmeyin... hatta hemen örnekleyeyim..benim bozuk bir bilgisayarım var,laptop. klavyesi bozuldu, üzerine klavye aldım,,sonra ekranı patladı, çatladı..bir ara kabloyla televizyona bağladım..modem içeride olduğundan sık sık interneti de gidiyordu bu arada.. böyle facebooku açıp, keyif aldığım bir gün...iyi ki varsın yahuuu..yamuk çatlak patlak da olsan deyip bir de okşadım onu:)))) ertesi gün..ççokkkk önceden kurtarılamaz bu denen eski laptopum yepyeni bir şekilde eve geldi:))))) çünkü ben yokluğu değil varlığı çalışmıştım o gün...

yaaaa işte böyle...bilirkişi falan değilim..sadece paylaşmayı,çoğaltmayı ve VAR etmeyi seviyorum...olan oluyor...olmayanlar yok kalıyor:)))) hayat güzel güzel devam ediyorrrrr...

SEVGİYLE KALIN..:))

HARİKA SAN..

10 Ağustos 2011 Çarşamba

her yürekte bir görev vardır...siz tamirci misiniz??? yerinizi belirleyin tahtınızı hazırlayın:))







korkular, kaygılar, olumsuzdan başlayan düşünceler derken yedik koca bir ömrü...çelişmeyecek gibi de değildi.bir okuduk ki...bunların hepsini düşünce de oluşturup böyle kişi ve olayları çekmişiz..yalandan korkup, yalancıyı,,,ihanetten korkup,pervasızı,,başarısızlıktan korkup, işsizliği, merhametsizden korkup, adi bir ruhu...mutsuzluktan korkup en mutsuzu... yenilgiden korkup,,akıntıya kürek çekercesine aynı olay ve kişiyle mücadeleyi.... ben kendi adıma ,kendimi gerçekten eleştirebilen ve kendime,kendim için, daha gelişmiş,daha taze, daha yapıcı düşünceler yaratmak adına doğru cevapları verebildiğimde, hayretler içinde seyrettim,hayatımın geçen bölümlerini...

bir tespit yaptıktan sonra,doğal olarak korku da yaratmış oluyoruz...diyelim patron kötü...hakkını vermedi,,maaşın az.bu tespit, aynı zamanda bir endişe de yaratıyor.....ya bir diğer işte ki patronda böyleyse????? diye..!! ısrarla olduğunuz yerde kalıyorsunuz ve aman hiç değilse mesai arkadaşlarımdan memnunum deyip,haksızlığa tahammülü seçiyorsunuz. işte bu tecrübeyle sabit durum,kaygıyı da yanına alıp bu vesileyle kendi tekrarını oluşturuyor...

ilişkilerde de böyledir çoğu zaman..çoğu zaman değil böyle işte..!!uyumlanamadığınız bir ilişkiniz var...ama alışkanlıkta yaratmış,,ve siz aslında, demek ki bağımlı da bir kişiliksiniz...e daldan dala atlamakta bir hüner.. zaten önceden öğretilmiş mahalle baskısı da üzerinizde:)))hatta en kötü zamanlarınızı bile çabucak unutup,ayaklarınızın yerden kesildiği,zamanın durduğu,,,bir dokunuştan aldığınız, o tarifi zor,sonsuz enerjiyi nereye akıtacağınızı bilemediğiniz anlara odaklanıp, yine tabiri caiz ise taklaya geldiniz:)) odak noktanız o tarifsiz an....tecrübeniz; herifin aynı mal oluşu:))) değiştiremediğiniz düşünce; ya diğeri de böyleyse, korkunuz; üzülüp,kahrolmak......istemiyorum istemiyorummmm,,ben bunu hak etmiyorum yerine,,,aynı düşünce de üzüntülü kalıp,,,feryat figan,salya sümük olmak yerine...düşünceyi o kişi ve yaşanılmıştan alıp....kendimizi mutlu eden,güven veren başka bir zamana taşıyıp önce frekansımızı, içsel başka bir mutluluk düşüncesiyle yer değiştirip yükseltmek...!!!! işte başlangıç anı...herife ve size yaptıklarında takılı kaldığınız an,,,,o enerjiyi çalıştırmış oluyorsunuz...dolayısıyla,,aynı şeyi yeniden yaşıyorsunuz...söz konusu kişi gidip,yeni kişi edinsenizde,eski kişiyle ilgili düşünce de sabit oluşunuz, size tekrar aynı tecrübeyi yaşatıyor... yani adamı değiştirmeden önce ,düşünceyi, inancı,niyeti ve buna bağlı olarak davranışı değiştirmek,mutluluk kapısını aralamak oluyor işte...

insanları değiştiremediğimize göre biz,fikrimizi,yönümüzü değiştirmeliyiz...evren o kadar bonkör ki,,niye kıt ve parantez içindeki küçük mutluluklarla idare edelim?? niye bizde var olan enerjiyi,,içimizde var olan tüm güzellikleri birinin sömürmesine ve sizden alıp,,keyfine bakmasına hizmet edelim...itinayla yaratılmış varlıklarız..her birimizin,diğerinde olmayan yetenekleri,huyları var...şu kainatın işleyişine bir bakın hele....elin eksik yaratılmış ve kendini tamamlayamayan adamıyla,,gözlerinize ve o güzelim kalbinize perde çekip, işkence etmeye değer mi... alışverişin olmadığı bir ilişkide hep kendinizden verip,,azalmaya gerek var mı?? kendinizi test ettiniz..siz güzel seven bir yüreksiniz....ve bu yüreğe değer verecek nice güzel yüreklerle dolu etraf.... kendinizi yürek tamircisi ilan edip,karşınızdakinin,her bir kaybolan parçasını sizden verirseniz.....size ne kalacak..işleyişe aykırı durulmaz...bu bir alışveriş..sahnedeyiz ve alkışlanmadan olmaz....takdir gördüğünüz,,,beden dili olan,,sevgi sözcüklerini sizden esirgemeyen ,kendini bulmuş,ne istediğini bilen insanlarla..kalbinize kanat takıp yaşamak varken...gökyüzünün mavisine yeniden aşık olmak,,küçücük bir çiçeğe şefkat duymak varken..dudakları sarkıtıp, mutsuzluk yaratmanın ne manası olabilir... anınızı mahvetmek ve mahvedilmesine izin vermektir en büyük günahınız...

ilk kural bizi üzen şeyin,,gerçekten bizi üzmüş olduğunu kabul etmek,,,sonra onu yine de sevgiyle ve teşekkürle uğurlamak...varsın onun yolculuğu ne kadar uzun olursa olsun..herkes kendi seçimini yaşıyor..niye kendinize ya olmamış,,ya da çürük bir meyva seçeceksiniz ki??? kendinize olan sevginiz bu kadar mı yani??? şu zenginliğin içinde,hiçbirimiz kendimize fakirliği yakıştıramayız.. GÖNÜL ALMAYI, ÖZÜR DİLEMEYİ BİLMEYENİ, BUNA TENEZZÜL DAHİ ETMEYENİ ,HATASININ FARKINDA OLMAYANI,İÇİNDEKİ ŞEYTANA YENİK DÜŞENİ,EZİP ,ÜZÜP GEÇENİ,,HATTA HAKLI BİLE OLSA SİZDE SEVGİSİYLE VARLIK GÖSTEREMEYENİ,,SEVMEYİ SEÇMEK KENDİNİZE İŞKENCEDİR...herşey, hepimiz için eşit...herşeyden ççookkkkk var...acılara tutunmak yookkkk.....!!!! kendimizi olumsuzluklardan arındırdıktan sonra......hep olumluyu yaratacağız...olumludan olumluya gidiş yolunda,,rüzgar öyle güzel esiyor ki...karşı koymak imkansız....lügatınızdan AMA ları, ya olmazsaları çıkarın...sonsuz ve güçlü bir inançla kendi hayatınız yaratın....:)))) sihirli değnek elimizde ve çoğumuz bunun bilincinde değiliz:)))

bugün bilgiç günümdeyim:)))

SEVGİLERİMLE

HARİKA SAN...

21 Temmuz 2011 Perşembe

17 YIL ARAYLA, 3.TUR KIBRIS GÜNLÜĞÜ:))))



CASİNOLAR ŞEHRİ...ilk gittiğimde sene 76, ben 6 yaşında bir kız çocuğuydum arabamızla gitmiştik o savaştan yeni çıkmış adaya.her yer viran, yıkık dökük, sokaklar bomboştu. ikinci gidişimiz 1 yıl sonraydı bu sefer mersin'den deniz otobüsüne binmiştik.ilk o zaman görmüştüm deniz otobüsünü.hatta pastel boyalarımı unutamamıştım.bir teneke kutu içinde, falçata gibi tırıklı ittirme yeri olan plastik kaplı renkli pastellerimi bitirmemek için hiç resim yapmamıştım neredeyse:))) o yıllarda ambarlar vardı kıbrısta.şantiyelerde ki kocaman kurulan, yarım silindir şeklinde olanlardan işte:)) az buz alışveriş etmemişti annem. hatta o yıllarda alınan bütün cam eşyalar şu an benim evimde. annemden araklamıştım:))))çok çok otel yoktu salamis'te kalmıştık..

18 yıl sonra da balayına gittim aynı adaya.... dom otel'e.kıştı.aylardan şubat ve sömestir sonrası.yapılabilecek tek şey casinoya gitmekti.hatta tuana'ya orada hamile kalmıştım da annem çok kızmıştı:))))) dom otel de casino olmadığından,jasmine court'ta o zaman ki kollu makinalarda oyun oynamıştık her gece...içki bedava, kazanç güzel....:)))kırmızı limuzin bir taksiyle dolaşmıştık heryeri.1 yıl sonra çanakkale'den giden bir grup aynı taksiciye denk gelmiş ve çocuk çanakkale lafını duyunca bana selam söylemiş, grupta bir hayli şaşırmıştı hayret birşey buradada mı harika' yı tanıyan birileri var diye:)))

ve yine 17 yıl sonra aynı adaya düştü yolum:))) bir 17 yıl sonrayı düşünemiyorum bile:))))))
bu tesadüfü ziyaretimin sebebi tam olarak 'evrenden torpilim var' kitabı yüzünden oldu:)))bu 5 cuması 5 cumartesisi, 5 pazarı olan temmuz ayı tam bir bereket ayıydı benim için.800 yılda bir olan bu mucizeden faydalanmalıydım... içimden hep eski arkadaşlarımla olmak geçti önce ve sanki yağdılar çanakkale'ye hepsi.her akşam güle oynaya ve karnımı tutarak,kahkahalarla geçirdiğim temmuz ilk yarısından sonra,tatil kelimesiyle başlayan fırsatlar yağmuruydu yağan. sanırım bunu da farketmeden çektim üzerime.çünkü evde her sabah saksafon solo olan bir cd dinleyip ' ne güzel otelde gibi hissediyorum kendimi' dedim durdum:)))ve sonra önüme her çıkan haydi takıl peşime diyerek tatilden bahseder oldu.. derken bu kıbrıs teklifi..... bunu geri çevirmemeliydim evren bu kadar cömertken ve aklımdan geçirdiğim kucağıma bırakılırken..hemde eski galatasaraylı futbolcuların kafilesiyle bir turnuva seyredecekken...frekansım bu kadar yüksek,içim huzurla dolu ve neşenin doruğundayken kendimi uçakta buluverdim:))))

KIBRIS....herşey ne kadar güzelleşmişti!!!.ne savaşın kalıntısı ne de kış gününün kasveti yoktu bu yaz cıvıltısında..bir sürü otel,rengarenk hiç görmediğim çiçekler....sıcağı hariç herşey mükemmel...ilk akşam yemeğinde yine çanakkale'den konuşurken arkadan bir ses 'burada çanakkalemi var' dedi:)))) her yerde bitiveriyor şehrim insanı. gizli birşey yapacak olsak yandık:))) 3 gün sonra da bir başkası üstelik arkadaşım damlayıverdi aynı otele... gündüzleri havuz, deniz faslı, akşam üzerleri maç ve sonra casinolar:))))) bir kere daha onayladım ki ben çok şanslı bir insanım...kazanmak ne güzeeeeellllll ooo laaa laaaaa:)) derken cratos diye bir otel keşfettik...yapmış yani adam..!!! eski trabzonspor başkanının oğluymuş sahibi. bravooo..budur
yani.mimarisi,heybeti,servisi,şıklığı,kaidesi herşeyiyle müthişti.severim şık ve güzel olan herşeyi...her yerinde aslan heykelleri olan ve gücü temsil eden bir otel........

turnuvanın bitip, kupayı galatasarayın aldığı gece başbakan da geldi bizim otele..ertesi gün kıbrısın kurtuluşuymuş.otelde hummalı bir telaş..heryer koruma...yemekte kupa verildi....üstelik bende en iyi seyirci ödülü aldım:))))))) hediyemi başucumda saklayacağım:)))))

bir kıbrıs hikayesi işte..17 yılda bir olan.her anı dolu dolu, keyifli, kahkahalı, eğlenceli ve benim için kumar paralarımla birlikte kazançlı:))))en son gece, beraber yarım saat, benim kıbrıstan aldığım quartz tesbih sebebiyle sohbete koyulduğum , adını bilmediğim hanımefendiyle, mor kelimesi yüzünden karnımızı tutarak, ağzımızın akan suyunu kontrol edemeyerek güldüğümüzü hatırlıyorum:)))))) bizim ekipte olupta, oyun oynayanlarda bize bakıp gülüyorlardı:)))))

YILLAR SONRA ÇIKTIĞIM İLK TATİLİM...vesile olan canım arkadaşıma, ve orada tanıdığım,eğlendiğim,sevdiğim,DOLU DOLU, GÜZEL YÜREKLİ, SAYGILI, GÜN GÖRMÜŞ diğer arkadaşlarıma sonsuz sevgiler...bu yıl memos garden'ı açmamış olmamın bir anlamı olmalı..bu fırsat ve mutluluk yağmurunun, artarak devam edeceğini biliyorum.sadece hazırım... hazır olduğumu,içsel yolculuğumda gezinirken,içimde ki güzelliklerin, yaşamda ki güzellik yansımaları olarak karşıma çıktığını biliyorum..bardağın dolu tarafından kana kana içmeyi becerebilmek harika bir duygu....mutluluk elimizde, yüreğimizde ve hep orada durup, bizim ona ulaşmamızı beklemekte:)))))

SEVGİYLE, DOSTCA KALIN..

HARİKA SAN

16 Temmuz 2011 Cumartesi

vayy kalbimmm meğer sen ne bereketliymişsin:))



''çanakkale rüzgarı, öyle bir rüzgardır ki,esti mi eser,coştu mu coşar...katar önüne o koca kanatlı bulutları,savurur da savurur....çınarların meşelerin,dutların tarçın rengi yaprakları bir hazan seli olur,akar gider eriye eriye'' ÇANAKKALE RÜZGARI BOREAS.solmaz kamuran.

kitabından başını kaldırıp, şöyle bir gökyüzüne baktı.masmavinin içinde, pamuk pamuk duran bulutları, çocukken, hayal gücünü kullanır ve
hep birşeylere benzetirdi.tam da o an, yeniden hayal kurmaya, umut yeşertmeye niyet ettiği andı. 2 saat önce o bulutların üzerindeydi oysa.sabah uçağıyla geldiği istanbul'dan , akşam üzeri kıbrıs'a uçacaktı. bir yukarıdan, bir aşağıdan bakmak bulutlara......hayat ne enterasandı.kendini aynı frekansta sabitleyebildiğinde, o mutluluk akışı ve yeni mutlulukların hazırlanışı da ne kadar çabuk oluyordu....hayretler içerisinde geçirdiği 20 güne bir göz attı.İŞTEEEE BUUUUU diye haykırmak geldi içinden.

ilk durak, uçağını bekleyene kadar geçecek zamanda bir arkadaşının yakınlarda ki tesisiydi.bir görevli onu havaalanından, güleryüzle karşıladı ve oraya götürdü.herkes havuzda, çimlerin üzerinde yayılmış oturuyordu.kendine beyaz masalı bir kamelye seçti,kahvesini söyledikten sonra, kendisine yardımcı olan görevliden kısa bilgiler aldı.uzun zamandır mutluluğu kaybettim ,hükümsüzdür diye dolanırken, baktığı, gördüğü, yaşadığı, konuştuğu herşeyden bu kadar keyif alacağı ve hayata bu kadar teşekkür ve şükürle bakacağı aklının ucundan bile geçmiyordu 1 ay öncesine kadar.demek ki anlatılmak istenen buydu okuduğu onca kitapta. yarattığın an, devamını evren sana veriyor..!!! iyi ya da kötü. neyi yaratırsan sana geri o geliyor. a aaaa vay beeee diyerek...mutluluk dışarıdan gelicek diye, geçirdiği onca seneye baktı....tebessümle salaklığına bir daha yandı.öyle içten, öyle hevesli, öyle aceleci istemişti ki ,kendini yeniden....bulduğunda, kendisi ona hediye gibi geldi.:))içinde kaybettiği o duyguyu buldukça, avuç avuç çıkarıp dağatası vardı şimdilerde aklında.güzel bakmaya başlayınca, hep güzel yerler, güzel teklifler, güzel insanlar,güzel duygular birikir olmuştu.ne diye bunca yıl ,çirkin birşeyi güzelleştireceğim diye uğraş vermişti ki..??? ama neyse artık biliyordu ki,,, kimse değişmez..!!! vakitlice kafayı ve bakış açısını değiştirmek en doğrusu. vay salak vayyy diye dalga geçti kendinle..bir de seni akıllı sanırlar.napmışsın kendine böyle meğer....insanlar olmasa öpmesi geldi kendini kollarından:)))) ehh mutluluk, sevgi dediysek o kadar da değil,daha burada 2 saatin geçecek, doğru otur bakıym diye susturdu kendini:))

bu başlangıçlar,içinde ki coşkuyu ve umudu tetikliyordu.artık neye odaklanması gerektiğini biliyor,araya egoyu sokmuyordu.çabucak ayrıştırıverip,düşünceyi değiştirip,yola nasıl devam edilirse,ivme kazanılır biliyordu.daha öğrenecek, görecek çok şey olabilirdi.ama şimdilik bu anahtarla kendini güvende ve en önemlisi hiç olmadığı kadar huzurlu hissediyordu.binlerce teşekkür ve şükürle,bugün ki ikinci yolculuğuna hareket etmek üzere ayrılmak zorundaydı buradan.gökyüzüne tekrar baktı,,,ona gülümseyen bir bulutla gözgöze geldi...önce merhabaaaa sonra da haydi görüşürüz diyerek el sallarken buluta, ona yardımcı olan görevli soru bile soramadan belki de deli bu diye hınzır bir gülüşle bakmaktaydı arkasından:))))))

SEVGİLEERR....:))

HARİKA SAN

23 Haziran 2011 Perşembe

MAĞDUR İLE MÜZDARİB:))



hayatın içinde yan yana duran, karşı karşıya gelen, canlı, cansız ne çok varlık var düşünsenize...ve bunların enerjileri..üst kat balkonundan sarkan sarmaşıkla, balkon demirinin ilişkisi,,,topraktaki solucanla, papatyanın karşılaşması,,bulutlar ve içinden geçen uçaklar,kapıcınız ve siz..abajurunuz ve ampulu...halınız ve üzerinde ki saçlar:)) yere düşenler, yayıntı yapanlar, toplanması gerekenler, pis görünenler, ekşi kokanlar,üzerinizde güzel durmayanlar, lekeler,sizi sokan sivrisinekler..yani kötü görünen ama var olan olmaması gerekenler...ama haksızlık bu diyen MAĞDUR larla,,,sıkıntıya düşen ve acı çeken MÜZDARİBler..

bitki, hayvan insan farketmez..yanyana yaşama gereği..!!! bu yan yana yaşamda, mutluluk yaratma...sivrisineğinizi seviniz:))) evet sizi sokmuş olabilir,, uyuz gibi de kaşınıyorsunuz hatta.uykunuzdan bile uyandırdı...hatta tam da sevişiyordunuz...ooollllssuunnnn seviniz:)))) onun doğa da bir görevi var..sakın yalnış anlamayın sizi kaşındırmak değil bu:))) maadurrummm da maduruummm yyookk:)) azcık kaşınıverin belki farketmeden gözeneğiniz açılıyordur:))saçlarınız mı dökülüyor???? hergün süpürge mi yapmak zorundasınız...booşşveeriinnn...düşünün bir kere...o saçın yerine yepyeni taptazesi çıkabilir..üstelik saç temizleme bahanesiyle evinizde pırıl pırıl olabilir:))) ya da kestiriverirsiniz gider....hem de değişiklik olur...görüyorsunuz ya..herşey birşeye delalet gerçekleşiyor hayatta...müzdaripliğin lüzumu yok..!!!!!! sıkıntı yaratmayın hahahahahahhah...siz yere düşen kıllarla uğraşırken,dikkatinizi buna vermişken, pencerenize konan kuşun farkında bile değilsiniz.. bunu siz değil biz olarak değiştiriyorum çok pardon:)) bıraksak kıllarla uğraşmayı da... kıl işte..dökülecek..hepsi dökülse nolur??? peruk denen birşey var diyebilsek:)) kötü düşüncenin yerine, bir iyisini oturtabilsek......Mİ Kİ??:))

geçmişe ve olaylara takılı kalmamak için kabul etmek gerekirse,,bir sinir anını olumlayıp,üzerinde durmamak gerekirse,,zarar gelebileceklerin üzerine gidip, aayyyy çok acıdı demektense, biraz önlem alıp, birazda uzak durmak,,olabilirliğinde ki sonuçları, yani bedelleri de biraz hesaplayıp aklı burada devreye sokmak sanırım hepimize iyi gelecek:))

ben gidiş yolum da ki hatayı düşünürken buldum...üzerine gitmekle yenemedim korkularımı...yani sanki karanlıktan korkuyorsam birden bire karanlık odaya girip korkmuyorum iştee yyiihhhhuuuuu demenin bir alemi yok...birazdan hava kararacak ve ben buna hazırım, sokak lambaları bile sönecek..bu zaman diliminin devamında sabah olacak..ve ben o karanlıkta, gözlerimi kapattığımda, hayal ettiğim tüm resimleri daha aydınlık ve daha net görebileceğim.üstelik bana da hiçbirşey olmayacak.....!!!!! bu deniz fobisi içinde geçerli....kenardan kenardan açılamazken, birden bire bir okyanusa atlamak değil bende ki çözüm..ama bazısına bu iyi de gelebilir, bilinmez... türlü türlü yaratılmışız...ama önce sakin ve pırıl pırıl dibi görünen bir denizde hele bir de bana cesaret veren şefkatli bir arkadaş bulduysam,, neden alışmayayım neden yenemeyeyim??..

yarattığım bütün korkuların başını ezebilirim...onları kağıtlara yazıp önce terliğimle, yorulana kadar dövebilirimde:))) bitap düştüğüm her an bilirim ki ohhhh beeeeee diyerek enerjimi yükselteceğim.biliyorum ki enin de sonun da ben bunu yapmış olacağım...!!! MAĞDUR ile MÜZDARİBİ sevmiyorum sanmayın...onlar çok şeker iki arkadaşlar. onlara baktıkca hayatın tadını çıkarıyorum şükrediyorum,farkındalığımı yükseltiyorum..yıllardır hayıflanır dururlar ve çok da yaşlandılar... ben artık onlar da bir gün değişir diye iki de bir onları yoklamıyorum, denemiyorum, anlatmıyorum....sadece kabul ettim ki,,onlar öyle yaşamayı seçmişler,ve kendileri istemedikce de böyle gidecekler.ben ŞANSLIYIM.farkındayım...önceliklerimi kendi mutluluklarıma ayırma çabamdan bu yana çok huzurluyum. bana bunca yıl bencillik göründüğü için,, vicdanımın içine sıkıştırılan, yazık ama önce başkasını mutlu edeyim sonra ben zaten bunu yapmış olmaktan mutlu olurum...gibi hallerimden vazgeçme azmiyle gayret göstermekteyim...insanları genel itibariyle sevmeye devam ederken,,,değerlendirip notunu verdiklerimi de, aynı yüzde de ve aynı önceliklerle sevmeyi ve onlar beni neden bu kadar sevemiyorlar ki diye düşünmeyi bu sebeple bırakma idmanları içinde ççookkkkkk çalışıyorrumm çookkkkk...ah be hocam bu ders çok uzun..ama öğrenilesi:)))) deneyin dostlar...kaybedecek neyimiz olabilir ki..??? BİR YALANCIDAN VE ONUN BAŞINIZA GETİRDİĞİ HALLERDEN,YÜREĞİNİZE SUNDUĞU ACIDAN, ÖĞRENİLECEK ÇOK GÜZEL ŞEYLER VAR......SADECE TEŞEKKÜR EDEREK GİTMEYİ BİLMEK LAZIM.. SABRI YALANCIYA DEĞİL,,,, VAZGEÇERKEN KENDİMİZE GÖSTERELİM...


SEVGİLERİMLE

HARİKA SAN

7 Haziran 2011 Salı

***hani hiç göbek atmadım derim ya,,farkındalığın darbukasını çalarken sen, önünde o zaman raks edeceğim ben..:)***



*** olsa da kansak yine:)

*** ben şaka yapmam,,siz de sanmayın..!

*** ıslağı ezen, lastik sesinde bazen O.

***hayalleri olan hırtapoz, gerçekleri olansa safi poz:))

*** insan rakının kalitesini tadar, rakı insanın kalitesine bakar:))

***''bir daha asla'' ların tekrarını yaşamak kadar, kendine saygını kaybettiğin an olamaz..!

***sen benim matematiğimdin; tekrar tekrar sağladığım,, doğruyu bulana kadar, yanıldığım..!!

***her sevişmende, ağlarken ki hallere kaşar derken, gülen salamlarla an man dileğimle:))

*** arzuladığımız sadakatin en gerçek adı; yalnızlıktır.

*** vakit bir önceki fırsatlar için geç olsa da, bir sonra ki fırsatlar için de o kadar erken.

***çok görürsen,çok göremediğini bok yaşarsın:))

*** haline kravat takanlarla dolu ortalık:))

*** ben yola girmeye hazırım ama, senin yolun yol değil.

*** sen zaten birşey yapmadın...!! gerçekten:)

***ben, bu kelimeleri ayak sesi çıkarttığından, korkuyla uyanma diye, ayak ucunda yazdım..:)

*** en sonunda vee eennn sonunda illa ki koyulan nokta gibisin bazen.

***işsizlik bazen,, gönlünün en verimli hasılatını toplatan zamandır.

*** herkes kendininken, 'benim ol' nasıl bir sözdür?

***ben hayatımın, büyümeyen civcivi rolünde mutluyum içimde. en güzel piliç yarışmasına gitmeye niyeti olmayan..!!:)

***içime yolculuk değil sanki bu....dibimi merak!!! amma da derinmiş..

***affetmek mi lazım,, halletmek mi ki??

***yandı gülüm keten helva,, ah şimdi de çıranı yakmaz mıyım??,, hazır, cayır cayır ateş varken:))

***seni senden kaç kere istedim ben
verdin de..
neden sonradan vazgeçtim ki ben??

***şimdi maaş gününü bekler gibi bekliyorum hakedişlerini..

***hergün, peynir orada diye bir deliğe giren fare gibisin, hayatın bir gün bir kapanla son bulacak..bilir misin??

***yüreğini acımayana kadar acıt ki,acıyacak yer kalmasın..!!

***teferruat çok bende. ne kamyon alır, ne tır. bir bahçeye sığmaz hallerdeyim..

***yola çıkktıysan yolun açık olsun.ama varınca ara emi??

***yalan halinle,,, yalın hal bulamazsın...!!

SEVGİLERİMLE...

HARİKA SAN

NOT: kafamın içinde ,herkes gittikten sonra söylenen kadının not defterinden notrikalar:))))

27 Mayıs 2011 Cuma

GİDİYORUM SEVGİLİ



gidiyorum sevgili..
her zaman ki gibi önce denize taş atmaya gidiyorum..
sonra biraz gönlümün inadını kırmaya.
mey ile ney ile avunmaya sonra...
kaçmaya senden...uzaklara...
rüzgara değmeye gidiyorum,avuçlarım açık..
füme degrade günlerde,kasvet eğlemeye..
biraz da seni görmeye aslına bakarsan....
gider gitmezz,dönüvermelerim bundan..
sarılıp,öpüveririm diye yanağından.
özlüyor bee,,,hem de çok özlüyor bazen insan,
kendini ,seni,olanı biteni işte...
seviyorum bu aralar duygularımı coşturmayı,
düşüncelerimi koşturmayı..
daha da çok gitmeyi de seviyorum.
öyle yorulmalıyım ki,dönmeye mecalim kalmamalı..
görüyorum seni arada....
sevgini örtmüşsün şapkanla...
seni de,, giderken görüyorum hep.
ama hiç dönüp bakmadım arkama,
gidiyorum sevgili,,,
yine sen bekle orda beni..
bugün sana döneceğim
bakmayacak, göreceğim.
hiçbirşey söyleyemem ama,sen duyarsın nasılsa.
kaybedecek birşey yok ki,,
benden daha mutsuzsun aslında...
neysee iştee be sevgili...
gidiyorum dedim ya......

sevgilerimle..

harika san

18 Mayıs 2011 Çarşamba

AYRILIĞIN 52. GÜN MEVLÜTÜ....:)

derin bir acı vardı kalbinde..bu kadar mıydı yani?? ayrılığın 40 ı çıkmadan gelmişti ihanetler..ne kadar önceden hissetse de, konduramayıp,sevebilmeyi seçmişti hep...bu sonda bir başlangıç bulmalıydı,,,bunun içinden birşey çıkarmalıydı.öyle düşünüyordu hala.yarayı iyileştirmenin yolları,karlı çıkmakla olurdu.öyle zarar ziyanı kabul etmesi mümkün değildi içinin.

ihanet dediğin neydi ki aslında...kim?? kimden?? kime? gitse, ne olurdu..düşündü önce,, neden hayat bitmiş gibi görünüyordu? ne ilk ayrılıktı,ne son ilişki..kendisi derinleştiriyordu acısını kaza kaza..gömmek değil sanki deşmek gibi..aslında biliyordu.bu utandığı birşeydi onun,, ilk defa.herkeste bir ilk bulmaya bayılır,bulunca da giderdi peşinden.diğer ilkler hep güzeldiler.bu ilk de utanç vardı ama ilkti yine de.utancını yenmek için verdiği mücadelenin yolu,çıkmaz sokaktı.labirent gibi nereden girse bir çıkmaza çıktı yol.her gidiş tıkalı, geri dönüş karışıktı.

hep eksik olanları tamamlayıp yollamıştı.düşündü şöylee uzuunn uzuunnn.ömrünün, restoreye verdiği zahmetlerini..ama ihtişamlı olmuştular.soluk değil,renkliydiler,silik değil, görünürdüler ve bu özgüvenin gelişmesinden dolayı,azmettikleri hayatta birşeyler de becerebildiler. ve bunun sebebinin, başlangıcının, kendisi olduğunu bilmesi,pişman etmiyordu bitişler de onu. bu bir başarıydı.kadınlığının farkedildiği, görüldüğü,sevgisinin ve emeğinin, karşılığını bulduğu, takdir ve teşekkür alan hallerdi. onlar gitseler bile, O biliyordu ki..bir zaman sonra oradaydılar, öylece.

o sebeple düşündü yeniden...bu üzüntünün yanında,sofraya koyduğu utançtan bir kaşık daha aldı önce..bu öyle bir tat tı ki ağzının içini burmaktan çok ,yara yapan,yaranın acısıyla konuşmasına engel olan..açıklayamamanın da üzerine tuz biber olup yaktığı...acıydı işte..fena birşey..!! bir gecekondudan da müze yapılabilirdi oysa...derdi belki de bu'nu bir şey yapmayı beceremediğiydi.bu sefer elde ki malzeme sünger gibi bir şeydi.sıktıkça suyu çıktı. hani bu utançtan kurtulmak için vermişti emekleri bu sefer. ama muvaffakiyeti olmayan bir sürecin sonu daha da bir utanarak bitti.

hayatının kaçıncı mertebesindeydi bilinmez.....ama artık tamlamak, tamamlamak niyeti yoktu..canı artık ağaç dikip,gübreleyip,sulayıp,büyütüp,meyvaları çaldırmak istemiyordu.bir bahçe bulmalıydı kendine..yemyeşil yapraklı, kalın gövdeli, sağlam köklü ağaçların olduğu..,,gölgesinde gezinmeli ve istediği meyvayı, dalından yemeliydi.

işte yine bir sonuca varmıştı.derin biiirrrr soluk aldı.artık sıra,beton yığınlarının içinden çıkıp,toprağı bol olan yerlerde bahçe bulmaya gelmişti...şöyle bir gökyüzüne baktı.evren onu duymuş olmalıydı.ifadesine bir inanç oturtarak kalktı yerinden,hınzır gülüşüyle..olacaktı biliyordu..!!!!

SEVGİLERİMLE

HARİKA SAN

25 Nisan 2011 Pazartesi

fırsatları kaçırdığımdan beri,,,başkasına da fırsat olmuşum; çoğunlukla KAÇIRILAN...!!


aslında çok kolaydı her şey.....sadece inanmak..!! iyiye, kötüye,şansa,isme,yapabileceğine, kullanabileceğine, üzebileceğine,sevebileceğine,delirtebileceğine,yok edebileceğine İNANMAK...!! gerçekten inandığında önüne geliyor her şey....bunun iyisini, ya da kötüsünü seçmek ise senin tercihin.iyisininde kötüsüne de inandığın sürece yapabiliyorsun...inanmak,ağızla söylemek ya da düşünceden geçirmek değil ama..kalben hissetmekle oluyor..

peki inanmadıklarımız ne oluyor...evrende kaybolup gidiyor.zarar görmemek için, tecrübelerimizden edindiğimiz,korkular veya öngörüler de gerçek oluyor...inanmadığımız herşeye de,''aman abi,bu böyle olacak'' deyip inanıyoruz çünkü:))).

başarılarında çeşitleri var.seçimler biraz yaradılışda,biraz öğretilip,kabul ettirilen davranışlarımız da,çok azımız da ise kendi duruşlarımızda...ama toplamında başarı teşviktir.ittirici kuvvettir.başarmadan ölmek....amaçsız gelip gitmek,katmadan,tüketmek de kişilerin kendi tercihi.günü ,öyle ya da böyle tüketenler de var.

hayat bumerang. merak edilmek istersen,merak içinde yaşamayı kabul etmelisin.ihanetle yaşamak mutluluğunsa,sana da yapılıyor olduğunu bileceksin.çoğunu kolay üzüp gidebiliyorsan,dönüp gönül almadan....gönlünün bundan sonrasında hoş edilemeyeceğini göreceksin..bedelli bu hayat.rabbena hep bana yok..bu kabul edişlerde,eğer sana yapılandan ürküyorsan,yapmamayı tercih edersin zaten.bana bir şey olmaz diyorsan da içindeki sevgiyi kaybetmişsindir...o zaman da zaten kolay gele...

hayatın, irili ufaklı mucizelerinden yola çıkarak düşünüyorum.başıma gelenleri,başıma getirdiğim andan itibaren,değişim sürecinde yanlış insanların,yanlışlarım olduğunu,bunu geçmişte bilerek ya da bilmeyerek kimlere yaptığımı,şimdi yaşadığım haksız acıların bunların bedelleri olduğunu..idrak ettiğimden beri,acılarımı ''oh bee ,nihayet bununda bedelini ödedim'' diyerek sevinçle karşılıyorum.arınıyorum.yeni başlangıçlara,taze niyetlerle ve inanarak başladığımdan beri,anahtarımı elimden bırakmıyor,tüm sevdiklerimle de gidiş yolunu paylaşıyorum..

fırsatları kaçırdığımdan beri,,,başkasına da fırsat olmuşum; çoğunlukla KAÇIRILAN...!!

sevgilerimle...

HARİKA SAN

19 Nisan 2011 Salı

yola çıktıklarını, yolda değişecek olanları,,,aslında,,, sadece,, 'belki de olmaz' a kendimi inandırmak için seçiyorum..!!!


o kadar önemli,,,o kadar önemliyim ki....o kadar temiz, o kadar kalbi açık, o kadar yalansızım ki... o kadar net...neyse ne..mutluysam mutlu, sinirliysem sinirli...belli olan...ve kırmamak adına, halimi beyan eden..bazen sukünet, bazen hoşgörü, bazende gamımı alın benim diye yardım bekleyen.... hissedilmekle zaman kaybetmeden,, söyleyerek talep eden...içimde adil...hak yemeyen,,, kırdıysam birini, üzerine gönül almadan kendini yaşayamayan...kendimi haklı bulduğum anlar da bile, acaba deyip, durumu soran, yorum alan...hatta kendimi alaşağı edip..hani belki beni çok sevmekten, kırmamaktan dolayı böyle deniyordur diye...sıra sıra şuralarda kendimce hatalarımı sıraladığım bir objektifi olan....,,,, garip tabir edilen, kişi sınıfında, sınıf atlamakla,,sınıfta kalmak arası kararsızlık yaşayan, önemli kişiyim ben..!!!

önemliyim...çünkü netim...önemliyim çünkü merhametli ve vicdanlıyım..önemliyim çünkü çok azında olan dürüstlüğüm var..önemliyim çünkü..fikri, parayı, mutluluğu, kötü anı paylaşabiliyorum..!! önemliyim çünkü canımı yakanın elinden tutabiliyorum, hatta üzüldüğünü düşünüp, bahsini etmeden affedebiliyorum..önemliyim çünkü.....kötülük için, intikam için...tam da vakti gelmişken,, o an bana verilmişken,,o fırsatı hiç değerlendirmedim..!! yapabildiğim tek şey O'nları bensiz bırakmaktı..çünkü zihniyetim, sıcaklığım, sevecenliğim, yol açan değişkenliğim,harikaca yaşam tarzım ve kendimce olabilmek yeterince farklıydı.fark yarattıktan sonra, onları bir sıradanlığın içine terketmek,en büyük ceza olsa gerek...para kazansalarda, harcamaktan keyif alacak arkadaşları,, tecrübe edinseler,bunu tartışacak platformları,ağlayacak olsalar, koşulsuz sıcacıkları olmayacaktı artık...bu aslında terkediş değil...üzüntüden ve akıntıya kürek çekmekten de vazgeçişti....herkes kendi mücadelesini kendi verir...öyle yaa!! bana da ne oluyo ki..?? sevmişmişim...herkes kendini sevecek,, herkes kendini bilecek, herkes kendine değer verecek..!! bunu hissetyemeyene kitap yazsan nolur ki..!! şu olur..ünlü olurum:)))))

ama bunu öğrendiğini düşünenlerde, gördüğüm durumlara, ibret verici mi demeliyim, dehşet verici mi bilemedim...!! böyle sanan ya da böyle olanlarda gördüğüm...sende kimsin heyy hattttt deyip,,olmuşluklarını,beni, hiçe sayacak bir gösteriyle yaşama istekleriydi..burada anlamsız kaldım bir müddet...düşündüm ki ben bir hata yapmış olmalıyım,onlar iyi olsun isterken...zamanlama hatası mı bilmem.hani ilkokul öğrencisine, geometri anlatmak gibi belki benim dersler.....ben gayretimde,seviyeyi düşünemiyorum.kendilerini potansiyel akıllı göreceklerine salak sınıfına sokup,hırs yapıyorlar:)) düşünmüyorlar ki....ben her derse girmem.....!!!her öğrenciye ders vermem..!! öğretmeni sevmekle başlayan derslerini, yarışmakla bitirmeye kalkınca,yenilmektense...etrafa bahis olarak sunup, kötüleme girişimiyle devam eden...ve paylaşmayı değil, yarış haline sokup..YENMEK kelimesini yaşama geçiren birer birey oluyorlar.sadece onların da öğrenme şekli bu işte kadın..!! deyippp,uygulamayı gösterme vakti bulamadığım için, kendimi başarısız sayıyorum...yola çıktıklarını, yolda değişecek olanları,,,aslında,,, sadece,, 'belki de olmaz' a kendimi inandırmak için seçiyorum..!!!

niyet ve BEN bu kadar önemliyken,,işgüzarlık değil yaptığım.talep edilmeyen hiçbirşeyde kendimi vazifeli de saymadım..eleştiriye son derece açık yazdıklarım....ama bir tek isteğim var...işgüzarlık olmasın...eleştirileri önce kendine yapamayan hiçkimseyi,dinlememe özgürlüğüne sahibim..!!bol kese bende de var...!! ama hhopppp dedik abiiii:))) destur ve de savul..!!

sevgilerimle....

HARİKA SAN.

15 Nisan 2011 Cuma

YALANA İNANAN..YALAN ATANDIR..!!


o, kuru,yavan, tatsız, yalan, yalnız gecelerinden birindeydi yine....tek mahareti,bunu kalabalıklığa dönüştürmeyi,mutluluk ve doyum zannettiği ,bunu da yalnız değil göstererek yaşamayı umut ettiği,yaşamasa da zannettirmekten aldığı hazdan doyumuydu...ne kazanırdı bilinmez...kimi üzer, kimi sevindirirdi orasını da kendi bilir...

bir sevdiği vardı diyecektim az kalsın...ama değil..onun da vardı ilgilendiği hayali..ne ulaşabilir ne de yetebilirdi..esrarlı gecelerinde esrarengiz düşleri olurdu inandığı...benzemek, geçmek,,,O'nda var olmak önce,,sonra yenmek onu,alt etmek..!! düşüncesi hiç severek sahip olmaktan geçmezdi..!! inanmadığı bir düşünceydi bu zaten.düşüncenin aslı ise,karşısına çıkanı,kendi doğrultusunda, kendine kadar edinmekti ona bakarsan..!! alengirler,,alengirli ters teperler ya hani...çıkardığı bıçak kendini yardı elbette...çok kan kaybetti,doktora gitmedi,tütün bastı..diğerlerineyse..vukuatlı delikanlıyı oynamak geldi aklına...böylece vasıfsız, pervasız,beceriksiz, sinsice oluşan mülteci isteklerine yenik düşmeyecekti..hemde beğenilecek,,yalandan geçireceği birkaç ay onun mazideki gerçeği olacaktı...

işinden ,kendinden,düşünce doğrultusundan hem utanır,hemde övünmeye çalışırken..çifte standartlarını da 4'e katlayıverdi..karşısındakinden öğrendiği pozitifliği,inanmadığı hayallere yönlendirdi..çünkü hayallerinde bile, olduğu yere kendini yakıştıramayan da bir gerçeği vardı...diline dökemediği kendisinin, tüm zaaflarının da farkındaydı...

kadınla olmanın maharet olmadığının,,,azınla bile yaşasa,verecek hiçbirşey bulamamanın ızdırabını,örterek geçiştirdi..bağırarak sindirdi..kendi yüzüne bakamayacak kadar yüzsüzleştiğinden, yüzleşemedi...ama bu örtmekle değil, halletmekle oluşacak bir yaşamdı...yalanları ayağına dolaştıkça ,adım atamaz halde...yerinde oturur oldu...başka beğeniler bularak,egoyu beslemeyi seçtiğinde,,kendi düşüncesiyle,işine yarayacak,diğerlerine de kaybetti..

samimiyetini yitirdiği her an yoksulluktu,karanlıktı..yalandı..birden başa döndü..!! keşke sevseydi O'nu...!! nasıl kullanıcağını düşünmek yerine..

hani insan para kazanır da, kendi için harcamak yerine,,başkasına bunu göstermeyi yeğler yaa...böyle birşey biraz da...kafasında kullanmak adına değerli kıldığının, daha kullanmadan, gösterişine gittiği içinde zaten hiç kullanamadı....yakışmadı, olmadı,tamlamadı....yarım bile değildi..zaten ezik olan tarafta ezilecek de yer olmadığından...artık da acımadığından..isimde veremedi haline..kendine söyleyemediği gerçeklerde,,ötekini olumlayarak inkar etti durdu...olumlamak bile onun için gerçek bir gösteriydi....!!! başka türlü temelli yalnızdı...amacı,kalkınmayı, başarmayı, kazanmayı çoktan aşmış,,,,kendini biraz güzel seyretmek bile istemeyen hallerde...hala yalanlarına inanan birini bulmaktı..YALANA İNANAN..YALAN ATANDIR..!!bunu elbet öğrenecekti...ama bunu öğrenmesi demek.....yalanlarıyla onu kandıran bir SEVEN bulması demekti....SEVECEKTİ...!!

sevgilerimle

HARİKA SAN

NOT:tablo...van gogh

30 Mart 2011 Çarşamba

SON BİR DİLEĞİNİZ OLABİLİR BENDEN..... O DA YAPMAMAM ŞARTI İLE...


belki de hiç sevilmedim......beğenmenin getirdiği, sahip olma istekleriydi hepsi..ya da beceriyor olmam da ki becertmeler...!! sevgi nedir ki????? seven ne yapar??? bunları soruyorum çünkü, sanki beni sevmeyen yok....e ama kimse birşey yapmıyor..!!! şu hercai menekşeyi seviyorum çünkü o minicik haliyle içime şefkat aşılıyor, renkleri içimi açıyor. ben de onu suluyorum kurumasın da ben onu sevmeye devam edeyim diye..!! emek veriyorum...ekmek elden su gölden sevgiler var mı?? herkes yalnızlığına çare arıyor, herkes çaresizliğini birinde gideriyor, herkes herkesi kullanıyor belki de..... ya da kimse kimseye bunu yapmıyor...ben öyle SANIYORUM..!!

SAN mak hastalığına yakalandım demek..aklım fikrim yok benim, gözüm görmüyor, içim hissetmiyor, yapılan hiçbirşey yok ortada..ben kendi kendime inciniyor, kendimi dövüyor, kendimi sövüyorum.. yalanlar bana ait, iftiralar, yüzsüzlüğümden, yılışıklığımdan arıyorum herkesi...merak edişlerim işgüzarlık..!!

sana ne be kadın... seni merak eden var mı..?? ah yazıcık diye yardımlarım boşa..!! senden talep eden var mı??? manyakkk... şimdi gir çıktığın yere..baştan yarat kendini.... annenin babanın umrunda olmayan şeyler, kimin umrunda olacak????? yumurtlanmış gibisin..!! canına tak edenleri ,içine attığından tüm bunlar.....aman yazık, aman günah, aman ayıp...aman kimse üzülmesin...al işte..!!! becerdin!!! kimsenin üzüldüğü yok kızzıımmmm!!!! boşver sevgiymiş, sorumlulukmuşşş, görevmiş, öyleymiş, böyleymiş....nerde seni kullanan var, onu çok seviyor zannetmişsin... seve seve de yardım etme neşesiyle yapmışsın.......seni bu kadar seviyor zannettiklerin ise uzağında değil haaaa....KÖR GÖZLÜ..!! def et hepsini....40 yılını ilgiden, şefkatten, sahiplenilmekten, saygıdan yoksun geçirdin madem,,, yok bir 40 yılın daha.....!!affetmekler, unutmaklar, içine atmaklar yok..!!! yok öyle birşey.... dedim ya SANmak hastasıyım madem... nasıl sanılıyormuş bir güzel göstermem lazım... nefreti bilmediğimi düşünürdüm...geçmişimde çok kızmak var ama nefretle,şaşkınlıkla cinnet geçirmemiştim....o safhanın cinnetsiz ama nefretli boyutundayım. toplamda bir türlü becerip affedemediğim, sevgiye dönüştüremediğim 5 isim kaldı....olmuyor ne yapsam..bu nefreti kusarak, sonsuz kusmuklar içinde bırakmak istiyorum herbirini...hemde kokusu üzerlerine sinen kusmuklar..!!! öyle yaşasınlar...neden sonradan anlamaya bırakılmış ki herşey....yapıver hemen anlasınlar anyayı konyayı..taaa öbür dünya da işimiz iş...en ön sıradan biletim var. bacak bacak üzerine atıp, kahkahayla seyredeceğim her birini...ve gözlerimi ayırmadan, sorgu anında yüzlerine bakacağım onların..utanç, olur mu ki?? üstelik yanarlarkende seyredeceğim.....ateşe yaklaşıp, ilk defa içimi ısıtacağım belki onlardan yana..!!! ALLAH KURTARSIN demek böyle birşey herhalde:)allahın beni duyduğunu biliyorum.....görmese de olur..zaten kaşlarım çatık çok çirkinim bu aralar... keşke kabus olsam...bende ki yıkıp döktükleri herşeyi gösterebilsem onlara,, kendilerinden korktukları için uyuyamasalar.....öfke patlamaları yaşıyorum, yapmam gereken , oh be dedirten, içimde ki şişkinliğe sebep, onları bu kadar acıtmadığım için....yapmadıklarıma saydırıyorum....ve 40 yılım...!!! seni süpürüyorum....ben kapımın önünü değil, içimi süpürdüm....bundan sonra benim için yapacağınız, iyi ya da kötü hiçbirşey olamaz...içimin karanlıklarından çıkan canavarlar... haydi başka kapıya..!! bu 40 yılın son 15 yılını ise hiç yaşamadım sayıyorum...birde lise son da vardı öyle bir 7 yıl....22 yıl düştüm hayatımdan.....

çocukluğumun, genç kızlığımın, o tazecik,,, dupduru, tertemiz zihinli, sevgi dolu, tatlı bakışlı kızını bunlarsız yeniden büyütüyorum.....tecrübe ettiklerim kötü....bu tecrübelerden ötürü de kimin ne olduğunu şıp diye çözüveriyorsun artık...bu daha da kötü...bana sevecek insan kalmadı......bu sebepledir kiii tüm uğursuzları, gaddarları, aşağılıkları, yapıp edip şirretlikle üste çıkanları, vicdanlarını yok sayıp, başka türlü anlatanları ,, diskalifiye ediyorum.............YYAALLAHHHHH..amma ağırmışsınız bee kamburum çıktı taşımaktan sizi... az kalsın hepten sevgisiz kalacaktım size benzeyerek...defolun çabuukk hayatımdan.. kkıışşşş kkışşşşşşş

elveda...

not: tablo ;van gogh

28 Mart 2011 Pazartesi

HADİ BE SENDE...!!!!:) dönence..


hani erkeklerin ağzında hep aynı terane.....!! sen yapmadın..!! neyi?? yemek yapmadın, o gün beni karşılamadın, bana kötü söz söyledin, surat astın, geçen gece sevişmedin....!!!, gömleğim ütülenmemiş, beni 40 kere aradın, bana inanmıyor musun? sana hesap mı vericem..!! kurgulama, yorma....bak şimdi patlatırım..! sana ne? kimsin sen.....!! esirin miyim senin...,,,

e beeee ibiş... dervişmisin sen?? sen ne yaptın?? neye göre bu beklentiye girdin??? bu hoş kelamlarınla nasıl bir hoşluk beklersin şuncacık kadın gönlünden..?? o bağırır çağırır.. ikna bekler...bildiklerini unutur bir tatlı dille. kadının en akıllısı dünya enayisidir.!! kadını bırak,tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır demişler,sen bu kötü kelamları patronuna, iş arkadaşına, rakibine söyleme haddine sahip misin ki??? nerden alıyorsun cüreti...sevgiden mi???? anan değil hiç kimse...annene de yapsan ne olurdu bilinmez..!! kadının sineninden, en aptal, en uyumlusundan kork... o tipler bile senin öyle sandıklarındır..!! sen doğan gereği çoğaltıcısın..........!! ama kadına ihtiyacın var..çoğalttıklarını görmen için..!! kadının aptalından, daha aptal davranıyorsan eğer...sana kim saygı duysun! erkek savaşcıdır, avlanır. avını eve getirir,,,sen bunu yanlış anlamış olmalısın..dışarıda avlanıp, doyup gelinmez..!!! hayvanlar aleminde yok bu...heyy hatt!!! ne ekersen onu biçersin...kadın erkeğine kötü davranamaz başka türlü..!! kadına,, kadın gibi gözükürsen dalaşır seninle. kadın bir beyefendi ile kavga edemez..!UNUTMA BU LAFIMI..kadın kendini iyi hissetmez.....ters birşeyler olduğunu bilir, içi almaz....sevişirken hissetmez...akşamı iple çekmez...dilinde kelam, elinde ekmek, gönlünde sevgi yoksa senin..!!! birgün dolanırken DOLANIVERİRSİN..!! benden söylemesi....söylemeyince söylemedin oluyor. çıksın içimden..!!

herkes insanlığını bildiği kadar, cinsini, cibiliyetini, kendini, haddini, görevini bilecek.....dünya sahne... biz oyuncuysak..başrolde de ben varsam... hep hemcinsimle mi paylaşıcam başrolu ayol!!!! komedi oynasak haydi neyse diyeceğimde....bu drama bu aşka....bu kadın yakışır mı?? yakışmıyor..!!!!!! değiştirin rolümü...!!!!!!!!! oynamıyorum ben..!! ben erkek partner istiyorum.....görünümlü, kılıklı değil.. ne konu yakışık alıyor, ne oyuncu..neye temas edipte başarı göstereyim??? gişe rekorları kıran aydemir akbaş filmleri gibi mi olsun?? başarı başarı mı?? o dönemin tercihi mi?? istemez..!!! unut gitsin.

dünya tiyatro sahnesi olmasın......tuval olsun......boyayalım, defter olsun yazalım.. müzik olsun, yapalım...diğer oyunculara ayak uydurmak, senaryoya uymak, yapımcı bulmak...gişeyi kontrol etmek, provalarda figuran beklemek değil benim işim..!!! toplamında ki başarısızlığa ortak olmakta istemem...ben benden mesulum....itiraz ediyor, reddediyorum.!! tek kişilik oyunlarımın arkasındayım. ben yazar, ben oynar, kah ağlatır, kah düşündürür, kah güldürürüm.. istediğimde sahne alırım..alkışlar sadece benimdir.....çorapta satsam.....tasarlar,örer öyle satarım....onun bunun kini alıp satmak değil benim işim..!!!!!

ağız burun nasıl benimse...dudağımı ister burkar ,ister pembeye boyarım.....gözümü ister yumar, isterse şaşı bakarım.....allah hepimize akıl vermişse....benim kini de böyle vermiş....okuurrrr iizzlleerr,,, ben yoluma bakarım..!!!

görüşmek üzere....

harika san

27 Mart 2011 Pazar

YOL ARKADAŞIM....vesilesiyle....diğer vesilelere...:)))


önce sana teşekkür etmekle başlayan isteğimi, seni bulmakla kendime teşekkür etmek isteği olarak yer değiştirdim bir an nedense....kısa zaman önceki kuraklıklarımın, yeşermeye başladığını hisseder hissetmez, sadece sana özel olmasını istemediğim, görünmesi gerektiğine karar verdiğim bir sunum bu....sen içinde filimleştir, başkası içinde hikayeleştirsin, öteki kurgulasın, beri ki yorumlasın, bir kaç tanesi eleştirsin, diğerleri beğensin..... bizden olanlara aynalık olsun:))))

aylar evvelki yazılarımı okurken kendime inanamadım. içinde olduğum yolculuğa, ilk çıktığım gün ne kadar uzun zaman olmuş oysa...tam bugün ki sorularımın hatta soramadıklarımın cevabını, sana söylenirken çoktan vermişim ben..!!!! ben sana değil kendime kızarken bir tek arınmayı, temizlemeyi, teknik olarak becerememişim:))) şimdi tüm kızgınlıklarımda kendimi izlerken... ifade de ki başarımı keşfettim...kelimelere ve cümlelerin akışında ki sihirlere,,,kendimi okurken etrafımda ki toz pembe zerreciklere dokunurken neşeyle.. kendime hayran kaldım......!!! beni bana kazandırdığın, beğendirdiğin, gösterdiğin için sana teşekkür ediyorum.....ve öyle seviniyorum ki...bana kızdığın günlerde aynı benim keşfettiğim gibi, ağzından çıkan tüm kötü kelamları kendine söylediğini kavradığım andan beri,içimde duyduğum bu hafifliğin, esrarlı güzelliğini..!!inanılmaz bir hoşnutluk tohumları saçmak isteği var içimde....sanki düğün dernek yaparcasına duyurmak..!!! ve bir an evvel yeşillenen o tohumların büyüyüşünü seyretme isteği...hatta meyvasını yeme isteği...çözümselliğe adım atmanın garip heyecanı. uzun zamandır ilk defa kalbimin ritim sesini duyuyorum 2 gündür. küt küt küt yaptıkca, bunu ilk defa hissettiğimi hissettim...başkası olsa ritim bozukluğuna yorar belki,,hayırr hayıırrrr bu yaşamamın ritmiydi.....KALBİM atıyordu..heyecanlı bir iç güdüsel bekleyişle...

serüvenim yeni başladı benim....!! birçok yol arkadaşım oldu elbet..hepsine sevgiler...ama onlara çoktan teşekkür edip, yeniye yer açmışım bilmeden..sevgiye dönüştürmüşüm affederek , teşekkür ederek... sen kalakalmışsın öyle ortada... bu yüzdendir ki bu kelimeyi ilk defa belki de sende kullanıyorum..GAYRET ETTİM ben...bilincine vardım. nelerden korktuğumu düşünürken 5 dakianın içinde 70 korku buldum,,, kendimin kötü huylarını sayarken 20, iyi huylarımı istemeye istemeye yazarken ki bunda çok düşündüm hala daha 10 olmadılar... bu yüzleşme pek hoş görünmese de..başarılı bir çalışmaydı..!!! sende dene:))))) sor kendine, yaz, maddele..bakalım kendine doğruyu söyleyebilecek misin ben gibi????

sevgili öğretmenim...bu ders ŞAHANEYDİ..!!! saatlerce dersinizde bulunmak isterdim. ama biliyorum ki daha kaç tane öğretmenim ve gireceğim ders olacak...hevesliyim. sizi ve kendimi sıkmak istemem. yeniden bilmeyerek bana öğrettiğiniz, gösterdiğiniz BEN için size sonsuz teşekkür etmeyi borç bildim.

sizi seviyorum. dostca hoşca ve pembe ışıklarla kalın YOL ARKADAŞIM...kanat çırpan pembe kuşlar yolladım size sevgiyle. kabul edin lütfen...:)

HARİKA SAN

SEVGİLERİMLE...

NOT: tablo SALVADOR DALİ..!
Bu gadget'ta bir hata oluştu