6 Mart 2014 Perşembe

ZAMANLI İSTİFA...




son 10 yıldır ,değişik insan türleriydi ilgi alanı... manyetiği ,çekiyordu o'nları... hiçbiri ne tip, ne karakter, ne eğitim, ne terbiye ,ne iş,ne akılda ... birbirine benzemeyen türlü türlülerdi işte... türleri dinleyecek olursan, aslında onlar öyle değildi de kadını tanıyınca öyle oluvermişlerdi.. içlerinden canavar çıkıyordu herbirinin :)) canavar savıcı kadın...,savaşcı kadın...,cesur ve yürekli kadın.. zaten de kolayı ve aynıyı sevmeyen aynı kadın.. gücünü,duruşunu ,aklını sevenlerin ,altında ezildiği, özgürlüğünü teslim etmedikce ,tutsaklaştırmaya çalışanlardan da sıkılan kadın.. yalnızlığın ve çoklu sevgilerin temsiliyetinde ki o kadın..gidiverdiğinde, ardında, ya alkolik,ya müptezel, ya ibne ,yada ruh hastası bırakan kadın....kontrolsüz bilinçleri, bilinçsiz bırakan kadın.. üzerinden rant sağlayanları,içi dışı bir olmayanları, kıçı başı oynayanları, maskelerini düşürüp,meydanın orta yerinde çırılçıplak bırakan kadın..iyilere peri kızı, kötülere zalim görünen , ayna kadın.... aynayı,yüzlerine tuttukca ,aynayı kıranların,  ŞİRRETLEŞENLERİN,yüzleşemeyenlerin ,bir anda karşısına çıkıp, görevini yapan, görevini tamamlayan kadın...

artık eskisi gibi mücadele etmiyordu... savsaklıyordu. kendi inadını kırmıştı cebelleşirken..kendi zamanından çalmıyordu,başka bir hikayenin oyuncusuna odaklanmakta ustalaşmıştı... hayvansı suratlara ,daha da bakmamayı öğrenmiş, üzüntüyü yok etmiş, biraz da umarsızlık edinmişti... aslına bakarsan aynı görevde olmaktan da sıkılmış denebilirdi.. görev değişikliği zamanıydı... şimdi küçük bir öğrenci olmaya hazırdı.. himaye edilen,eksikleri tamamlanan,kutsal öğretilerin içinde heyecan duyan ,bukle saçlı ,koca gözlü, birazda şımarık bir öğrenci olmayı talep ediyordu artık...bıkmıştı ,elin ziyan ve ziyankarlarıyla,tımarhane doktoru gibi uğraşmaktan.. dışları farklı gözüken,aynılardan daralmıştı... becerdikce ,daha da beterini, daha da kepazesini, daha da ibretlik soytarısını,bilinçsizlendirme hali,ruhunu boğmuştu....  çokkk uzun zamandır konuşmuyordu hatta.. ne o'nlarla , ne kendisiyle , ne de konu hakkında kimseyle... çünkü elinde ki son done ,orjinal değildi.. tam bir çakma... işçiliği olmayan,alıntı ,çalıntı,öyle zannettirilen, kandırıkcı bir çakma.....  satsan satılmazından, ederi olmayan.. edinilebilemezlerden biri...  kendi koleksiyonunu değersizleştiriyordu bununla..zaman değerliydi..hayat ise neşeli.beş para etmeyecek birşeyle uğraşmak istemiyordu.

söylenecek sözlerin çokluğuna baktı önce,, sonra zahmetine ,sonra söyleneceklerin kifayetsizliğine... son kez de çakma doneye.... eline aldı,uzağa koydu.. uzaktan bile belliydi sahteliği.. uzaklaşmışken gidiverdi...sonra da unuttu zaten nereye koyduğunu, bu ,herşeyi nadide bir şekilde hep saklamış olan kadın.... gözü ayırıyordu ,üzerinde emek,işcilik olan şeyleeri..bu önüne geldiğinde de hazetmemişti zaten.. ama dedi... ''görevin ya senin bu..! yap hadi..!!''  önce yaptı... baktı ki her an ,her dakika kopuyor yamadıkları... en dikiş tutmazından ''bu ne yahuuu'' diyerek söylendi... o an karar verdi zaten istifaya..

çok uzun değildi dilekcesi..talebini yazdı sadece. kalemi tutuk ama sadeydi.. masanın üzerine bıraktı yavaşca... gitmeler konusunda ustalaşmıştı.. kapıyı kapattı. uzunca koridorda ,hızlı adımlarla yürürken, köşeyi döndü... ve eskiler bir daha haber alamadı kendisinden..

SEVGİLERİMLE

HARİKA SAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yorum yaz

Bu gadget'ta bir hata oluştu